Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
07 Eylül 2010 , Salı20:59 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

06.05.2009

Beko Basketbol Ligi’nin en kariyerli oyuncularının başında gelen Robert Deshawn Traylor, Kepez Belediyesi'nde yaşadığı ortamdan son derece mutlu. Bu sezon Kepez Belediyespor forması ile çıktığı 26 karşılaşmada 14.1 sayı, 2.1 asist, 1.6 blok ve 1.0 top çalma ortalaması tutturan dev oyuncu, Türkiye’ye alıştığını ve kalması halinde gelecek sezon porformansını arttıracağını söyledi.


7 sezon NBA’de oynadı

1998-2005 yılları arasında tam 7 sezon NBA’de üç ayrı takımın Milwaukee Bucks, Charlotte-New Orleans Hornets ve Cleveland Cavaliers’ın formalarını giyen ve oynadığı 438 maçta 4.8 sayı ve 3.7 rbaund ortalaması yakalayan Traylor, müthiş kariyerine rağmen Kepez Belediyespor forması ile mütevazi bir oyuncu profili çiziyor.

Nowitzki ile takas edildi
1998 yılında NBA Draft’ında Dallas tarafından 6. sırada seçilmesinin ardından 8. sırada seçme hakkına sahip Milwaukee Bucks’a Bucks’ın “Dallas için seçtiği” Dirk Nowitzki karşılığında takas edilen Traylor, kariyeri boyunca “Nowitzki yerine tercih edilen adam” olarak anıldı hep. 2.03 metre ve 140 kiloluk oyuncu için NBA kariyeri şu an için artık geride kaldı ve geri dönmeyi çok fazla da düşünmüyor. Kariyeri ile BBL tarihindeki en önemli isimlerden biri olarak hemen dikkatleri üzerine çeken Traylor, fizik olarak geçmiş yıllara göre oldukça formda ve tecrübesi ile Kepez’e büyük katkı sağlamıştı.

-Traylor kendini tanıtır mısın?
Basketbola başlama sebeplerimden birisi anneannem. 6-7 yaşımda iken basketbola başladım ve hep ilerideki kariyerimi düşünerek çalıştım.  Basketbol oynamaktan büyük keyif alıyorum ve işimi severek yapıyorum.

- Kepez’e transferin nasıl gerçekleşti?
7 yıl NBA’da oynadım. Türkiye’yi daha önce duymuştum. NBA’den sonra Türkiye’den teklif gelirse oynayabileceğimi düşünmüştüm. Tanıdığım oyuncular da vardı. Menajerim Avrupa’nın bir çok ülkesinden bir çok takımla bağlantı kurmuş durumdaydı. Kepez’in teklifi de oldukça cazipti. Genç ve arzulu bir takım, güzel bir şehir. Ayrıca oturmaktan sıkılmıştım ve bir an önce oynamaya başlamak istiyordum. Benim için Türkiye’yi tercih etmek çok zor olmadı.

- Basketbolu, dünyanın en önemli basketbol merkezinde oynadıktan sonra Kepez’e transfer olurken tereddüt yaşadın mı?
Hayır. Türkiye’de çok önemli takımlar var. Efes Pilsen, Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Telekom gibi. Bu takımları biliyordum ve bu takımların olduğu bir lige gelmek benim için kolay oldu.

- Sabit Hadzic döneminde kötü bir grafik çizildi. O dönemdeki başarısızlığı neye bağlıyorsun?
Çok genç bir kadro vardı. Hadzic biraz tereddüt yaşamış ve motive olmakta zorlanmış. Ama Halil Üner daha iyi motive olup birçok şeyi değiştirdi.

- Halil Üner takımda neyi değiştirdi de başarılı sonuçlar alınmaya başlandı?
Sadece düşüncesi diğer coacha göre çok farklıydı. Genç oyuncuları ve Amerikalılar’ı nasıl kullanabileceğine ve nasıl oynatabileceğine çok iyi karar verdi. Ben, Fitch, Maclinton ve genç Türk oyuncuları çok iyi kullanıp takımdan daha iyi verim almayı başardı.

- Şu anda takımın kaptanısın. Çok kötü bir kadro bulunmamasına rağmen Kepez’in hala düşme hattında yer almasını basketbolcular olarak neye bağlıyorsunuz?
Bizim çok farklı bir pozisyonumuz var. Sadece iki maçımız kaldı ve bu iki maçı kazandığımız takdirde ligde kalabileceğiz. En önemli olan şey, iyi oynayıp takımın kazanmasını sağlamalıyız. Biz şu anda sadece bu iki maçı düşünüyoruz ve iki maçı da kazanıp ligde kalacağız.

-
Kepez ligde kalırsa, seni gelecek yıl da burada izleyebilecek miyiz?
Burayı, şehri, seyirciyi, takım içi çalışan insanları ve ortamı çok seviyorum. Eğer bu şekilde devam edersek ve seneye de devam edersek, gelecek yıl çok daha farklı bir konumda olabiliriz.

- Kepez seyircisi ile müthiş bir uyum sağladın. Kepez tribünlerini nasıl buluyorsun?
Gerçekten çok iyiler. Çok ciddi hayranlarımız var, takımı çok seviyorlar. Birçok takımda işler kötü gittiğinde, maçlar kaybedildiğinde, seyirci o takamın maçlarına gitmez. Ama buradaki insanlar biz maçları kaybetsek bile maçlarımıza geliyor ve sonuna kadar bizi destekliyorlar. Bu ortam beni çok etkiliyor ve seyircimizin böyle devam etmesini çok istiyorum.

- Takımda genç Türk oyuncular ve üst düzey Amerikalılar var. Seyircinin ilgisi bunun için olabilir mi?
Birkaç tane çok iyi Türk oyuncumuz var. Daha önceye bakarsak, bu oyuncular zamanla kendilerini geliştirdiler ve Amerikalılar ile birlikte çok iyi bir takım olduk. Levent, Barış, Hakan ve Serkan gibi Türk oyuncular çalışarak çok zoru başardılar. Gelecek sezon çok daha iyi olacaklardır.

- Gittiğin her yere müthiş bir kariyerinle gidiyorsun. Biraz kariyerinden bahseder misin?
Kariyerim çok iyi. 7 sene NBA’de, 2 yıl Porto Riko’da oynadım ve şu anda buradayım. Her zaman olumlu olmaya ve sert oynamaya çalışıyorum. Bu şekilde sert oynayarak ve güzel oynayarak kariyerimi daha iyi yerlere taşımak istiyorum. Sürekli pozitif olup genç oyunculara yardımcı olarak kariyerimi sürdürmek istiyorum.

- Amerika’da basketbol daha sert oynanırken, Avrupa’da ve Türkiye’de kurallar biraz daha ince. Uyum sorunu yaşadın mı?
İlk geldiğimde kurallardan dolayı alışmam çok zor olmuştu. Bazı şeyleri öğrenmem çok zor oldu. 5 faul kuralı gibi. Ama sezon devam ettikçe bunları öğrendim. Gelecek yıl burada kalırsam çok daha v erimli olacağım.

- NBA’de oynarken, dünyanın hayranlıkla izlediği isimlerle birlikte oynadın. Bu isimlerin başında da LeBron James geliyor. 'Kral' lakaplı bu oyuncudan biraz bahseder misin?
Çok iyi bir dostluğumuz vardı. LeBron yaşına göre hem fiziksel olarak hem de duygusal olarak çok gelişmiş bir kişi. Saha içinde olduğu kadar saha dışında da eğlenceli anlar yaşıyorduk.

- NBA’de oynayan Türk oyuncular var. Onları tanıyor muydun?
NBA’de forma giyen Türk oyuncuları tabii ki yakından tanıyordum. Mirsad Türkcan ile Milwaukee’de takım arkadaşıydık. Yıllar içinde Hido Türkoğlu ve Mehmet Okur’a karşı bir çok defa mücadele ettim, ayaküstü sohbet ettim. Onları daha önceden tanıyordum.

- NBA’den sonra Avrupa’ya açılmanın sebebi nedir?
Biraz sağlık problemlerim oldu ve onları önemsemem gerekti. Bir yıl basketbol oynamadım. Kaybettiğim zamanı geri kazanmak istiyorum. Eski formuma kavuşmak için uğraşıyorum. NBA zamanla olabilecek bir şey. Çoğu zaman eski oyuncular biraz dışarıda kalır ve yeni oyuncular gelir. Böyle olunca eski oyuncular şans bulmak için dışarı çıkarlar. Ben şu anda bunu yaşıyorum.

- Sağlık probleminden bahseder misin?
3 yıl önce kalbimden bir sorun yaşadım. Ritim bozukluğu vardı ve iğne olmam gerekiyordu. Ama iyileştim ve şu anda çok sağlıklıyım.

- Seni isminden çok lakabın olan ‘Traktör’ olarak biliyoruz. Bu lakabın üzerine yapışmasının öyküsünü anlatır mısın?
 Detroit’te henüz ortaokulda basketbol oynarken Detroitli bir gazeteci bu lakabı bana taktı. Daha sonra ünlü basketbol yorumcuları Dick Vitale bu lakabı Michigan’da oynadığım her maçta gündeme getirerek üzerime yapışmasını sağladılar. En başta bu lakap bana çok itici gelmişti ama zamanla alıştım. Şu anda keyif aldığımı bile söyleyebilirim.

- 1998’de NBA Draft'inde Dallas takımı tarafından 6. sırada seçilirken, Milwaukee Bucks takımı 8. Sıradan seçilen dirk Nowitzki ile seni takas etti. 8. sıradan

seçilen bir oyuncu ile takas edilmen seni etkiledi mi?

Etkilediğini düşünmüyorum. Sonuçta ben çok pozitif bir insanım ve bulunduğum ortamlarda insanlara yardımcı olmak istiyorum. Ben bir çok yetenekli oyuncunun kapısından adımını bile atma şansı bulamadığı NBA gibi bir ligde 7 muhteşem sezon geçirdim ve her zaman bana verilen görevin en iyisini yapmaya çalıştım. Dirk’e gelirsek. O harika bir oyuncu ve içinde bulunduğu ortamı çok iyi değerlendirerek çok büyük bir yıldız oldu. Benim açımdan Milwaukee’de işler pek de istediğim gibi gitmedi ama seneler içinde kişiliğimle birlikte oyunum da olgunlaştı ve iyi bir oyuncu oldum.

- Seninle ilgili yapılan yorumlarda, çok yetenekli olduğun ama hak ettiğin yerde olmadığın söyleniyor ve kilolu olmanın bunda etkili olduğu söyleniyor. Bu eleştiriler için ne düşünüyorsun?
Herkes benim için aynı şeyi düşünüyor. Çok iyi oynarım, koşabilirim, çok yükseğe sıçrayabilirim. Benim için kilo problem değil ama insanlar bu konuda konuşmayı çok seviyorlar. Ben bu eleştirilere alıştım artık.

-
Gelecek yıllar için hedefin nedir? Tekrar NBA var mı?
NBA’i çok fazla düşünmüyorum. Menacerlerim, her taraftan sürekli teklifler geldiğini söylüyor ama ben şu anda sadece Kepez’i ligde tutmayı düşünüyorum. Sezon sona erince bu konuda karar verebilirim.

- Basketbolu bıraktıktan sonra yine basketbolun içinde mi kalmak istiyorsun?
Koç olmak istiyorum. Yine basketbolcuların içerisinde olmayı düşünüyorum. Genç oyuncularla ilgili olmayı seviyorum ve onlara yardımcı olmak istiyorum.

- Antalya’da iki basketbol takımının fazla olduğu söylenir ve yönetimsel bazda bazen sıkıntılar yaşanır. Oyuncular olarak bunu hissediyor musunuz?
Böyle bir sorunumuzun olduğunu düşünmüyorum. Sadece biraz iyi bir takım olduğumuz için aramızda bir yarışma, mücadele oluyor. Bizim iyi bir kadromuz ve seyircimiz var. Bu konuda bir sıkıntı olduğunu düşünmüyorum.

- Antalya’ya iki takımın fazla olduğunu düşünüyor musun?
Hayır. İki takımın olması şehir için çok iyi. İki takım arasındaki rekabet takımlara yarar.

- Beko Basketbol Ligi’nde en çok beğendiğin oyuncular kimler?
Karşıyaka ve Türk Telekom’da isimlerini hatırlayamadığım iki oyuncu var. Bu iki oyuncuyu çok beğeniyorum. Ama kendi takımımdaki oyuncuları çok başarılı buluyorum. Lige bakarsak gerçekten çok iyi Türk oyuncular var.  Zaten bu kalite ligin zorluğunu gösteriyor.

- Türkiye’ye gelmeden önce Türkiye hakkında ne düşünüyordun?
Açıkçası beni neyin beklediğini bilmiyordum ve biraz korkuyordum. Neyin ne olduğunu bilmiyordum.

- Türkiye ile ilgili şimdiki düşüncelerin neler?
Şu anda bu ülkeyi ve Antalya’yı çok seviyorum. Türk insanı çok iyi ve yardımsever insanlar. Eğer burada kalırsam, bunun tek sebebi, Türkiye’nin çok güzel bir ülke olması, Türk insanının da çok iyi insan olması olacaktır.

- Biraz da politik konuşalım. ABD’nin ilk siyahi başkanı Obama’nın başkanlığı, siyah insanlar üzerinde bir etki yapar mı?
Bence insanlar artık değişmeye başlayacaktır. Dünya’nın değişimini gözler önüne serersek, Barrak Obama Amerika için çok iyi bir başkan olacaktır. Ben Obama’nın, Amerika’nın gelişiminde çok etkili olacağını düşünüyorum.

- Türkiye’de boş vakitlerinde neler yapıyor?
Sadece dinleniyorum. Play station ve video oyunları oynuyorum. Ayrıca medyadan uzak kalmaya çalışıyorum (Gülüyor). Ailemi getirmediğim için sürekli ailemle internet ve telefon aracılığı ile görüşüyorum.

- Verdiğin bütün cevaplardan, gelecek sezon da Kepez’de kalacağının sinyalini alıyorum. Yanılıyor muyum?
Ben kalmak istiyorum tabiî ki. Ama bu sadece benim istememle olmayacak. Herşey böyle güzel devam ederse neden kalmayayım.

- Turizm kenti Antalya’yı gezip tanıma fırsatı bulabildin mi?
Çok fazla yerler gezdim ve gördüm. Gezdiğim yerlerin isimlerini hatırlamıyorum ama boş vakitlerimde bol bol gezdim.

- Amerika’da yayınlanan bir röportajında en çok sevdiğin yiyeceğin cips olduğunu okumuştum. Bu doğru mu?
Hayır, ben balığı  ve pirzolayı çok seviyorum. Daha doğrusu hazırlaması kolay olan her şeyi severim. Okuduğunuz yazı, benim cipsle çekilmiş bir resmim kullanıldığı için çıkmıştı.

RÖPORTAJ ve FOTOĞRAFLAR: Hasan YAVAŞLAR
 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 690907