Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
07 Eylül 2010 , Salı21:35 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

20.06.2007

Her hafta çarşamba günleri yayınlamaya devam ettiğimiz 'Haftanın Konuğu'nda bu hafta Mehmet Palabıyık'ı, nam-ı diğer Charlie'yi ağırlıyoruz. Dışarıya ilk röportajını basketbolhakemleri.com'a vererek bizimle dobra dobra konuşan Charlie'ye teşekkür ederiz.


Biz yıllar önce sizi idareci olarak bilirken birden bire ilginç yazılarınızla basketbol gündeminden inmez oldunuz. Bu nasıl gelişti?

Üniversiteye ilk başladığım yıllarda, 1982-83 yıllarında, Gümüşsuyu’ndaki tarihi spor salonuna ilk adımı attığımda kendimi basketbolun içinde buldum ve idareciliğin bütün aşamalarından geçtim. Hatta bir dönem TBF Lig Kurulu üyesi seçildim.

 

Basketbolu yaşayan biri olarak ilk önce turkbasket.com’da Ahmet Kuzu ismi ile forumlarda ilginç gelişmeleri basketbolseveler ile paylaştım. Bundan 7-8 yıl önce de uzun yıllardır tanıdığım sevgili İsmet Badem’in isteği üzerine Fanatik Basket’te yazmaya başladım. Zaman zaman basketbol tarihinde yerini alan, gündeme damgasını vuran röportajlar gerçekleştirdim. Basketbolu her platformda takip edip her konuda gördüğümüz eksiklikleri, yanlışlıkları dile getirmeye çalışıyoruz. Hal böyle olunca hep bardağın boş tarafına baktığımıza dair zaman zaman eleştiriler de alıyoruz.

 

Son yıllarda sizce en ilginç ve zevkli lig ne zaman oynandı? En çok hafızanızda kalan maç hangisi?

O kadar çok maç seyrediyoruz ki hafızamızda yer kalmadı. Maçlar üst üste geliyor. Eskiden en çok alt yapı Türkiye Şampiyonlarını izlemeye severdim. Bugünlerde Abdi İpekçi gibi büyük salonlarda dolu olarak seyredebildiğim maçlar ki o atmosfer bana daha fazla heyecan veriyor. Bir de olaylı maçları seviyorum, nerede olursa olsun görüntülerini bulup, ayrıntılarını analiz etmek hoşuma gidiyor.

 

Size neden Charlie deniyor?

Bu çok uzun bir hikaye, bizim okuduğumuz yıllarda sınıflar şimdilerden daha kalabalıktı. Benim okuduğum Vedide Baha Pars ortaokulunda (o zamanlar orta okullar vardı) 4 kişi aynı sırada oturuyorduk. Yanımda oturan üç kişi şimdi isimlerini dahi hatırlayamadığım kız öğrencilerdi. Ve o dönemlerde televizyonlarda Charlie’nin Melekleri dizisi oynuyordu, bana takılan o lakap, beraber olduğum arkadaşlar ile, liseye oradan da üniversiteye taşındı. Hala bana bir çok kişi ismim yerine lakabımla hitap ediyor ve açıkçası ben bundan çok fazla rahatsız olmuyorum. Zaten basketbol camiasında da çoğu insanın bir lakabı var, o yüzden bir yadırgama olmuyor.

 

Charlie Basketbol yazmanın haricinde ne yapar?

Basketbol ile uğraşmanın yanında İTÜ Makina Fakültesinde 1998 yılından beri öğretim üyesi olarak çalışmaktayım. Şu anda yardımcı doçent kadrosundayım. 5,5 yaşında bir kızım var. Okul, basketbol ve kızım Deniz ile yuvarlanıp gidiyoruz.

 

Sizce üst üste 3 kere yenilmez denilen Efes 2 sene üst üste play off finalinde neden maç bile kazanamadı?

Efes Pilsen’deki sorun büyük. Ülker’in son yıllarda yaptığı politika değişikliği, TBF desteğini arkasına alması, bu yıl takım içerinde kenar yönetim ve oyuncular arasında yaşanan aksilikler işleri bu noktaya getirdi. Tanjeviç’in Fenerbahçe Ülker’in başıma gelmesinde sonra bu yıl da Efes için ülkede en iyi hedef ikincilik olarak görünüyor. Tahminin bu yıl Avrupa’ya biraz daha fazla asılacaklar.

 

Sizce iyi hakem kavramı nedir? Bir hakemin başarılı olması için neler yapması gerekmektedir?

İyi hakem çaldığı düdükler ile oyuncuların, idarecilerin, çalıştırıcıların güvenin kazanmış hakemdir. Bir hakemin başarılı olması için ülkede önce MHK’de bir abisi olması gerekir, abin yoksa başarılı olman çok zordur. Edirne’den öte başarılı olmak için MHK abisi yetmez gerçekten iyi hakem olmak gerekir. Uluslararası arenada tarafsız hakem olarak görev alan hakemlerin sayısı ve yönettikleri maçların önem derecesi ülke hakemliği için net bir göstergedir. Bir hakem sitesinde yayınlanacak röportajda daha fazla ukalalık yapmanın da gereği yoktur diye düşünüyoruz.

 

Yazılarınızdaki insanları hep köşeye sıkıştırıcı, açıklama yapmaya zorlayıcı veya kanayan bir yaraya parmak basıcı konulardan oluşuyor. Bu yazıları neye göre belirleyip yazıyorsunuz, kıstaslarınız neler?

Şimdi herkesin yazdığı konularda yazmamaya çalışıyoruz, diğer isimler ile aramızda bir fark olsun diye böyle davranıyoruz. Biz elimizde bir belge, görüntü, ses kaydı, yazılı evrak olmadan atıp tutmuyoruz. Bir konuda bir problem varsa sorumlusu kim olursa olsun üstüne gitmeye çalışıyoruz. Bir de bu işi hobi olarak yaptığımız için kellemiz koltuğumuzun altında, kimseden bir korkumuz yok. Biz basketbolda herkesin alnı dik, başını önüne eğmeden gezebildiği günler için mücadele ediyoruz. Şeffaf basketbol için uğraşıyoruz. En sevdiğimiz kurumlar ise Merkez Hakem Kurulu ve Disiplin kurulu. Bu iki kuruldan insana çok malzeme çıkıyor.

 

İlk defa röportaj verdiğim için çok heyecanlıyım, bu yüzden kusura bakmayın diyorum.

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 690919