
20.06.2007
Her hafta çarşamba günleri yayınlamaya devam ettiğimiz 'Haftanın Konuğu'nda bu hafta Mehmet Palabıyık'ı, nam-ı diğer Charlie'yi ağırlıyoruz. Dışarıya ilk röportajını basketbolhakemleri.com'a vererek bizimle dobra dobra konuşan Charlie'ye teşekkür ederiz.
Biz yıllar önce sizi idareci olarak bilirken birden bire ilginç yazılarınızla basketbol gündeminden inmez oldunuz. Bu nasıl gelişti?
Üniversiteye ilk başladığım yıllarda, 1982-83 yıllarında, Gümüşsuyu’ndaki tarihi spor salonuna ilk adımı attığımda kendimi basketbolun içinde buldum ve idareciliğin bütün aşamalarından geçtim. Hatta bir dönem TBF Lig Kurulu üyesi seçildim.
Basketbolu yaşayan biri olarak ilk önce turkbasket.com’da Ahmet Kuzu ismi ile forumlarda ilginç gelişmeleri basketbolseveler ile paylaştım. Bundan 7-8 yıl önce de uzun yıllardır tanıdığım sevgili İsmet Badem’in isteği üzerine Fanatik Basket’te yazmaya başladım. Zaman zaman basketbol tarihinde yerini alan, gündeme damgasını vuran röportajlar gerçekleştirdim. Basketbolu her platformda takip edip her konuda gördüğümüz eksiklikleri, yanlışlıkları dile getirmeye çalışıyoruz. Hal böyle olunca hep bardağın boş tarafına baktığımıza dair zaman zaman eleştiriler de alıyoruz.
Son yıllarda sizce en ilginç ve zevkli lig ne zaman oynandı? En çok hafızanızda kalan maç hangisi?
O kadar çok maç seyrediyoruz ki hafızamızda yer kalmadı. Maçlar üst üste geliyor. Eskiden en çok alt yapı Türkiye Şampiyonlarını izlemeye severdim. Bugünlerde Abdi İpekçi gibi büyük salonlarda dolu olarak seyredebildiğim maçlar ki o atmosfer bana daha fazla heyecan veriyor. Bir de olaylı maçları seviyorum, nerede olursa olsun görüntülerini bulup, ayrıntılarını analiz etmek hoşuma gidiyor.
Size neden Charlie deniyor?
Bu çok uzun bir hikaye, bizim okuduğumuz yıllarda sınıflar şimdilerden daha kalabalıktı. Benim okuduğum Vedide Baha Pars ortaokulunda (o zamanlar orta okullar vardı) 4 kişi aynı sırada oturuyorduk. Yanımda oturan üç kişi şimdi isimlerini dahi hatırlayamadığım kız öğrencilerdi. Ve o dönemlerde televizyonlarda Charlie’nin Melekleri dizisi oynuyordu, bana takılan o lakap, beraber olduğum arkadaşlar ile, liseye oradan da üniversiteye taşındı. Hala bana bir çok kişi ismim yerine lakabımla hitap ediyor ve açıkçası ben bundan çok fazla rahatsız olmuyorum. Zaten basketbol camiasında da çoğu insanın bir lakabı var, o yüzden bir yadırgama olmuyor.
Charlie Basketbol yazmanın haricinde ne yapar?
Basketbol ile uğraşmanın yanında İTÜ Makina Fakültesinde 1998 yılından beri öğretim üyesi olarak çalışmaktayım. Şu anda yardımcı doçent kadrosundayım. 5,5 yaşında bir kızım var. Okul, basketbol ve kızım Deniz ile yuvarlanıp gidiyoruz.
Sizce üst üste 3 kere yenilmez denilen Efes 2 sene üst üste play off finalinde neden maç bile kazanamadı?
Efes Pilsen’deki sorun büyük. Ülker’in son yıllarda yaptığı politika değişikliği, TBF desteğini arkasına alması, bu yıl takım içerinde kenar yönetim ve oyuncular arasında yaşanan aksilikler işleri bu noktaya getirdi. Tanjeviç’in Fenerbahçe Ülker’in başıma gelmesinde sonra bu yıl da Efes için ülkede en iyi hedef ikincilik olarak görünüyor. Tahminin bu yıl Avrupa’ya biraz daha fazla asılacaklar.
Sizce iyi hakem kavramı nedir? Bir hakemin başarılı olması için neler yapması gerekmektedir?
İyi hakem çaldığı düdükler ile oyuncuların, idarecilerin, çalıştırıcıların güvenin kazanmış hakemdir. Bir hakemin başarılı olması için ülkede önce MHK’de bir abisi olması gerekir, abin yoksa başarılı olman çok zordur. Edirne’den öte başarılı olmak için MHK abisi yetmez gerçekten iyi hakem olmak gerekir. Uluslararası arenada tarafsız hakem olarak görev alan hakemlerin sayısı ve yönettikleri maçların önem derecesi ülke hakemliği için net bir göstergedir. Bir hakem sitesinde yayınlanacak röportajda daha fazla ukalalık yapmanın da gereği yoktur diye düşünüyoruz.
Yazılarınızdaki insanları hep köşeye sıkıştırıcı, açıklama yapmaya zorlayıcı veya kanayan bir yaraya parmak basıcı konulardan oluşuyor. Bu yazıları neye göre belirleyip yazıyorsunuz, kıstaslarınız neler?
Şimdi herkesin yazdığı konularda yazmamaya çalışıyoruz, diğer isimler ile aramızda bir fark olsun diye böyle davranıyoruz. Biz elimizde bir belge, görüntü, ses kaydı, yazılı evrak olmadan atıp tutmuyoruz. Bir konuda bir problem varsa sorumlusu kim olursa olsun üstüne gitmeye çalışıyoruz. Bir de bu işi hobi olarak yaptığımız için kellemiz koltuğumuzun altında, kimseden bir korkumuz yok. Biz basketbolda herkesin alnı dik, başını önüne eğmeden gezebildiği günler için mücadele ediyoruz. Şeffaf basketbol için uğraşıyoruz. En sevdiğimiz kurumlar ise Merkez Hakem Kurulu ve Disiplin kurulu. Bu iki kuruldan insana çok malzeme çıkıyor.
İlk defa röportaj verdiğim için çok heyecanlıyım, bu yüzden kusura bakmayın diyorum.
|