
27.06.2007
Her hafta çarşamba günleri yayınlamaya devam ettiğimiz 'Haftanın Konuğu'nda bu hafta Napoli'ye transfer olan bayan basketbolunun etkili isimlerinden Yasemin Horasan'ı ağırlıyoruz. Bizim için belki de sabah uykusundan feragat eden Yasemin, oldukça dobraydı. Gitmeden önce başta hakemler olmak üzere tüm camiaya seslendi: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz...
Yasemin çok zor bir lig olan İtalya liginde forma giyeceksin. Son zamanlarda öncelikle çok zayıfladığını düşünüyoruz. Uzun bir oyuncu olarak daha önce daha sert hücum ve savunma yapan Yasemin için bu bir dezantaj mıdır? Yoksa daha hareketlilik kazanıp bunu bir avantaj olarak mı kullanacaksın? Savunmada bu senin için bir handikap olabilir mi?
Tabiki saha içinde rahat hareket edebilmek önemli. Dediğiniz gibi ben fiziğimi kullanarak oynayan bir oyuncuyum. O yüzden yapılı da olmam benim bazen avantajıma da oluyor. Ama gelişen basketbolda ve basketbolun çok tempolu olduğu bir sistemde oynuyoruz. Bu yüzden ben de fazla kilolarımdan olabildiğince uzaklaşmak istiyorum. Bunun dezavantaj olacağını zannetmiyorum. Çünkü aynı oranda kuvvetimin de üzerine düşüyorum. Sonuçta dezavantaj olmaz. Fazla kilolarımı verdim ama kuvvetimi kaybetmedim.
Yasemin Horasan’ın hayatında olmazsa olmazlar nelerdir?
Ailem var tabiki. Onlardan hiçbir şekilde vazgeçemem. Yalan konuşmayı sevmem, dürüstlüğe çok önem veririm. Bu kadar!
Maçlarda hakemler için kolay bir oyuncu musundur? Yoksa hakem görmeden kendine avantaj sağlayacak(rakibi kızdıracak veya illegal durduracak) hareketleri kovalar mısın? (Bu soruyu Türkiye’de oynamayacağın için soruyoruz ve İtalya Hakem komitesi ile paylaşmayacağız)
Ben kolay bir oyuncu olduğumu düşünüyorum. Ama maç içinde aldığım bazı kolay fauller beni çileden çıkartıyor. (Gülüyor) Tabiki maçın atmosferinde rakibimizi yenebilmek için çeşitli sertlikler yapıyoruz. Bunu bütün sporcular yapıyor. Ama hiçbir şekilde kasıtlı olarak sertlik yapan bir oyuncu değilim. Hakemler görmeden bir sertlik yapayım gibi şeylerim yoktur. Ama gene söyleyeyim, hakemlerin bana çaldığı kolay faullerde çok çabuk sinirleniyorum. (Yeniden gülüşmeler)
Hemen hemen her maçında annenizi tribünde görmek bizim için bir alışkanlık haline geldi. Bu İtalya’da da sürecek mi? Yoksa evde uydu yayınları ile mi annenin gücünü yanında hissedeceksin?
İtalya’ya ailemle beraber gitmeyeceğim. Ama tabiki ailem de beni ziyarete gelecek oraya.Olabildiğince yanımda olup, maçlarıma gelebildikleri kadar gelmeye çalışacaklar ama sürekli benimle beraber olamayacaklar. Mesafenin çok fazla uzun olmaması nedeniyle gel-gitlerle halletmeye çalışacağız...
Maçların TV yayını olduğu için uydudan da seyredebilecekler.
Biliyorsun İtalya ciddi bir karbonhidrat tehlikesi. Pizzalar, pastalar, makarna... Bunun ile ilgili ne tip önlem almayı düşünüyorsun?
Sporcunun karbonhidrat alması her zaman gerekiyor. Bunu abartmamak da gerekiyor tabi. İtalya’ya bir çok defa gittim. Pizzalar ve makarnaları muhteşem, bunu herkes biliyor. Dondurmaları da öyle. Ama bunlardan olabildiğince uzak durmaya çalışacağım. Sporcu beslenmesi neyi gerektiriyorsa o şekilde beslemeye çalışacağım.
Tabii bir de işin moda kısmı var. Vazgeçemediğin markalar var mı? Yasemin Horasan nerelerden giyinmeyi sever?
Genelde marka takıntım yoktur ama spor malzemeleri olarak Adidas’ı kullanıyorum. Sponsorum Adidas, onu kullanıyorum spor malzemelerinde. Dışarda, günlük hayatımda da çok fazla abartmadan şık olabilecek kıyafetleri seçiyorum. Elbise de giyiyorum, etek de, pantolon da... Sürekli eşofman, sürekli etek giyerim de demiyorum. Kesin şunu giyerim diyeceğim hiçbir şey yok. O günkü ruh halim nasılsa ona göre giyiniyorum.
Maçlarda suratını hep asık ve kızgın görüyoruz. Bu farkında olmadan maça konsantrasyonundan mı kaynaklanıyor? Yoksa rakiplerini korkutmak amaçlı mı?
Evet bunu bana söylüyorlar. Saha içinde yaptığımız işe konsantre oluyoruz. Bütün dünyayla bağlantımız kesiliyor o anda. Ben işimi ciddiye alıyorum, herhalde o yüzden. Yani suratım asık olsun diye bir durumum yok ama demekki maçın atmosferinden, konsantrasyondan dolayı öyle bir görüntü olabilir.
Hakemlik yapmak zorunda olsan bayan maçı mı yönetmeyi tercih edersin, erkek maçı mı? Neden?
Bence bayan maçları biraz daha zor. Çünkü ben, bayanların daha fazla istek ve hırsla oynadıklarını düşünüyorum. Daha çok yüreklerini ortaya koduklarını düşünüyorum. Ve bu da saha içindeki atmosferi, gerginliği biraz daha yükseltiyor. O yüzden bayan maçları psikolojik olarak daha zor olabilir.
Çok kritik bir anda çalınabilen bir düdüğe bir bayanın tepkisi daha farklı olabiliyor. Çünkü, bence, daha çok kendini kaptırmış oluyor oyuna ve tepkisi ona göre değişik olabiliyor. Erkekler biraz daha olgunlukla karşılıyorlar gibi. Olaylara daha profesyonel gözle baktıkları için “tamam” deyip geçebiliyorlar.
Bayanlar, çok fazla yürekleriyle ve bunu düşünerek oynadıkları için bence daha zor.
Son olarak eklemek istediğiniz, söylemek istediğiniz konular var mı?
Türk basketbolunun bayanlarda çok fazla geliştiğine inanıyorum. Gelişmeye de devam ediyor. Basketbol kalitesi olarak ligimizin üst seviyelerde olduğunu düşünüyorum. Umuyorum ki altyapılara yapılan desteklerle ve bayan basketboluna sponsorların ve medyanın desteğiyle önümüzdeki yılların ve yeni jenerasyonların daha iyi ve üst düzeyde basketbol oynayacağını düşünüyorum. Basketbola olan yatırımın devam etmesini diliyorum. Buradaki, ligimizdeki(!) hakemlere başarılar diliyorum. Ben bu sene burada olmayacağım. (Gülüşmeler) Benim asık suratımı özleyecekler...
|