Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
11 Eylül 2010 , Cumartesi05:57 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

Son 25 yılın en iyi point-guard'ı olarak kabul ediliyor. İki oğlu da basketbolcu. Hakemlere güveniyor ama her zaman değil. Evet, bu haftaki konuğumuz Necati Güler. İçten ve sıcak sohbeti için Sn. Güler’e çok teşekkür ediyoruz.

Adanademirspor size ne ifade ediyor?

Cocukluk aşkı diyelim. Benim basketbol hayatımda çok önemli bir yeri var Demirspor’un. Güneyde yaşayan gençler için Adanademirspor’da basket oynamak bir idealdi. O bölgenin basketbol ekoluydu. Alaattin Abi (Alaattin Atsal) beni Ankara’da sahaya attığı zamanki heyecanımı anlatamam. Ama tek başıma değil, başta Alaattin Abi olmak üzere, Mehmet Ali Kıraç, Orhan Calba Ağabey, Berdan Ağabey, Ercan Ağabey, Mustafa Ebeş Ağabey, Levent, Arman Abi, Taner hepsinin çok büyük emeği var üzerimde. O sene şampiyon olmuştuk 2. ligde. Çok hoş bir seneydi.

 

Ayrıca Tarsus Amerikan Koleji’nde ortaokuldan itibaren Fen Bilimleri hocamız Amerikalı Donald Hornish’in basketbolun temel bilgilerini ve Beden Eğitimi hocamız Nejat Güngör’ün de komple sporculuğun temel değerlerini öğrettiğini şükranla ifade etmek isterim.

 

Eskiden basketbol üniversitelilerin sporu olarak tanınırdı. Son yıllarda bakıyoruz da üniversite mezunu veya okuyan oyuncular bir elin parmakları kadar az? Ne değişti?

İşin maddi boyutu değişti. Ailelerin ilgisinin yönü değişti. Eskiden basketbolculuk veya sporculuk bir meslek değildi. Ne kadar para kazanılsa da… Bu bir meslek oldu. Yaşam şartları o kadar değişti ki. Üniversiteye giriş şartları da tabi. İkisi beraber gidecek bir ortam yok. Üniversiteye girebilmeniz için sabah akşam dershaneye gitmeniz lazım… Okul profesyonel sporculuğu törpülüyor. Profesyonel sporculuk da okul hayatını...

 

Son 25 yılın en iyi point-guard’ı olduğunuz herkesçe kabul ediliyor? Sizce sizi farklı yapan neydi?

Teşekkür ederim. Böyle bir düşünce gurur verici. Beni farklı yapan bütün zor şartlara rağmen paylaşabilmekti. Bir point-guard’ın bilgi, görgü diğer faktörlerin yanında beni diğerlerinden ayıran farklı yapan paylaşabilmekti. Maçta birçok arkadaşımı devreye sokmayı herhalde daha iyi becerdim.

 

Türk basketbolunun 5 sene sonraki yeri sizce nerede olacak?

Açıkçası Türk basketbolu çok önemli gelişmeler kaydetti. Bu yadsınamaz bir gerçek!!! Şu anda tabi biz hala çıkış yapmak durumundayız. Hedeflerimiz var. Dünya Şampiyonası Türkiye’de, bu da bir hedef tabi. 5 sene sonrası bunu da kapsıyor. Dünya basketbolunda geleceğimiz nokta iyi olacak  Ben başarılı olacağımızı düşünüyorum. Ondan sonra geldiğimiz o seviyenin korunması önemli. Basketbolumuzun 2-3 isimden biri olacağını düşünüyorum. Çok altyapı seyretme şansım olmuyor. Ama bence şu andaki imkanların kullanılması anlamında mevcut üstteki jenerasyonu destekleyen, bizi oralarda tutmaya en azından kabiliyetli donanımlı oyuncuları hazırlamalıyız. Tabi takımların yapılanmasında zaaflar göstermezsek…

 

Birbirinden yetenekli 2 oğlunuz var (Muratcan ve Sinan) Basketbol oynamaları için zorladınız mı? Bu kadar başarılı olacaklarını tahmin eder miydiniz?

Onlarla her zaman gurur duyuyorum ve duymaya da devam edeceğim. Zorlamadım. Onlar doğduğunda ben oynuyordum. Onlar böyle bir yaşantının zaten içindeydiler. Böyle bir yaşantının içinde olmaları onları hazırladı ve tabi kendilerinin de çok istekli olması baş faktörlerdendi. Elimizdeki imkanları da kullanarak cumartesi pazar demeden antrenmanlar, yurtdışı kamp vs.  her türlü fedakarlığı yaptık. Belli bir program dahilinde çalışmalarının imkanını sağladık. Ama çocuk istemezse bu mümkün değil. Başarılı olacaklarına, bu işe kafayı koyduklarına zaten her zaman inandım. Bilgi ve görgü olarak çok fazla avantajları olduğuna inanıyorum. Sporculuk ve basketbolculuk anlayışlarının daha önde olduğuna da inanıyorum.

 

Herhangi bir dönemde hakem olsanız, hangi sezonda hangi takımlar arasındaki maçı yönetmekten keyif alırdınız?

Bir Eczacıbaşı-Beşiktaş maçı yönetmek isterdim.(1980-81) Bu bahsettiğim sene aslında en iddialı üç takımdık. Efes de vardı. Yabancı yasaktı ama Spor Sergi Sarayı tıklım tıklımdı. Bir tarafta rahmetli Apo, Zeki Tosun, Battal abi, Hurşit abi, Erman, Fehmi abi; diğer tarafta Efe Melih Doğan, ben. Bu iki takımın maçının hakemliği keyifli olurdu.

 

Bildiğimiz kadarıyla sayısız antrenör kursu açtınız? Bu kursların içinde bu adam çok kısa sürede çok başarılı olur dediğiniz biri var mıydı?

Benim açtığım kurslar genelde altyapı seviyesindeydi. Anadolu’daki arkadaşların kendilerini bu zorlu şartlarda bir yerlere gelmeleri çok büyük emek istiyor. İyi olacağını beklediğim kişiler daha Anadolu’da uğraşıyorlar. Gönül vererek ve doğru yolda savaşıyorlar. Üst seviye basketbolcu getireceklerdir tabi. Ama daha bunu söylemek için erken. Oyuncuya yaklaşım altyapıda bilgi görgüden daha önemli zaten.

 

İyi bir hakemin sahip olması gereken özellikler nelerdir?

Bence birincisi sahadaki duruşu. Oyuncularla ve kenarla olan diyalog dengesini çok iyi ayarlamalı. Çünkü bazen öyle şeyler oluyor ki hakemin belki çok iyi niyetle yaptıgı bir mimik veya hareket yanlış anlaşılıp ortamı gerebiliyor. Bu sebepten o dengeyi iyi kurabilmeli. Tabi basketbol bilgisi ve Hakemlik bilgisinin olduğunu varsayarak bunun üstüne sayıyorum. Bazen, mesela güven duyulan kendini ispatlamış bir hakemin yanlış çaldığı bir düdüğe bir ses çıkarmazsın. O sebepten sahadaki duruşu önemlidir. Tabi bu her tecrübeliye güvendiğimiz anlamına da gelmiyor…J

 

Birçok şampiyonluk, yüzlerce önemli maç…Hepsi bir yana o maç bir yana dediğiniz bir maç var mı?

2 tane var. Bir tanesi 1 Aralık 1981 Sofya’da Balkan Şampiyonası, Yunanistan maçı. İlk Balkan şampiyonluğunu kazandık.

 

Diğeri yaklaşık bu tarihten bir 8-10 ay önce Şubat 1980 civarı oynadığımız Beşiktaş maçı… Arkadan gelerek Efes ve Beşiktaş’ı ardı ardına yenip üst üste 6 maç kazanıp şampiyon olmuştuk…

 

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Ben global anlamda her zaman ilericiliğe inanırım. Serbestliğe inanırım. O yüzden yetiştireceğimiz oyuncuların, hakemlerin yüksek hedefleri olması lazım. Hedefi yüksek koymak, ona ulaşmak için çok çaba sarfetmek lazım. İnsanın illa Türkiye çapında Avrupa çapında değil her şeyden önce iyi bir insan olması, sonra iyi bir sporcu ve sonunda da iyi bir basketbolcu veya hakem olması lazım. Eğer biz iyi bir insan yetiştirebilirsek diğerleri de beraber gelecektir.

 

Peki ben sana bir soru sorayım…J

 

Bir basketbolcu uzuvlarını hangi sıralamada kullanır  (Şok)))

 

Bunun cevabını biz 4/5 bildik….5/5 bilen ilk 3 kişiye FOX 40 düdük armağan ediyoruz…

 

Cevabım: Haftaya J

 

Cevaplarınız için tıklayın

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 692872