Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
07 Eylül 2010 , Salı21:29 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

01.08.2007

Haftalık yayınladığımız röportajlarımızın bu haftaki konuğu İtalya'da hayatını devam ettiren, hakemlerimizden Tolga Şahin. 3 yıl önce İtalya'da yaşamaya başlayan Şahin, Final Four'un da aranılan hakemlerinden biri. Genç hakem arkadaşlara yararlı olabileceğini düşündüğümüz tavsiyelerde bulunan Tolga Şahin'e başarılarının devamını diliyoruz.


Profesyonel iş hayatında çok iyi bir noktada iken her şeyi bir kenara bırakarak kalbinizin sesine kulak verdiniz? Ne beklentiniz vardı?  Ne oldu? Şu an tekrar aynı karar aşamasında olsanız o zamanki seçeneklerden yine İtalya’ya mı yerleşmeyi tercih ederdiniz yoksa buradaki yaşamı ve şartları gördükten sonra başka bir alternatifler düşünülebilir miydi?

Evet, sizin de dediğiniz gibi kalbimin sesine kulak verdim. Hayatımda doğru insanı bulduğuma inandım ve mutlu bir aile yaşantısını her şeye tercih ettim. Bu nedenle bugün aynı kararı vermem gerekirse tereddüt etmeden yine aynı kararı verirdim.Türkiye’de yoğun bir iş temposu ve mutlu bir yuva kurma özlemi... Tesadüfler eseri bugünkü eşimle tanıştım. Eşim ve ben yaklaşık 2 sene beraberliğin sonunda evlenmeye karar verdik. Bizim için en zor karar, hayatımızı hangi ülkede sürdüreceğimizdi. Sonuçta ortaklaşa verdiğimiz karar İtalya oldu ve bugün hayatımızı burada sürdürmekteyiz.

 

Avrupa nın en zor liglerinden birinde hakemlik yapıyorsunuz, hakemlikte güven sağlamak çok önemli. Siz her ne kadar FIBA, ULEB maçlarında tanınan ve saygı duyulan bir hakem olsanız da İtalya Ligi’nde herkes sizi tanımıyordu ve bir anda yabancı bir hakem, en zor maçlarda karşılarına çıkıyor, birbirinden zorlu maçlar, hata kaldırmayan ve basketbol kültürü yüksek bir seyirci profili, Akdeniz insanı…J

Neler yaşadınız?

Bir Akdeniz ülkesinden başka bir Akdeniz ülkesine. Olaylara yaklaşımı düşünce ve yaşam tarzımız aşağı yukarı birbirimize benzemekte. Belki bu benim için bir avantaj oldu diyebilirim.

Tanınıp tanınmama konusuna gelince, bir hakem kendini maça en iyi şekilde hazırlarsa, sahada maçı en iyi şekilde yaşar ve hissederse, elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışırsa ve maçı iyi bir şekilde yönetirse, tanınıp tanınmamanın çok önemli olduğunu düşünmemekteyim. Ben bir antrenör veya oyuncu olsam sanınırım maçlarımın en iyi bir şekilde ve en az hata ile yönetilmesini isterdim. Bu açıdan bakıldğında düşünce tarzı Türkiye’de de aynı, İtalya’da da. Sonuçta her yerde.

 

Türkiye’de basketbol ile lgili en çok neyi özlüyorsunuz?  İtalya Basketbol ligi bizi hatırlatmayacak kadar sizi tatmin etti mi? Hakemlik daha mı rahat?

Turkiye neticede benim doğup büyüdüğüm, aile ,arkadaş, basketbol ve iş hayatımın büyük bir bölümünün geçtiği memleketim. Bu nedenle aklıma geldikçe sadece basketbol değil, zaman zaman her şeyini özlemekteyim. İtalya kültürü, özellikle Sicilya kültürü bizim kültürümüze çok yakın. Bu yönden de kendimi şanslı hissetmekteyim.

İtalya ligi oldukşa güçlü bir lig. Bence bir ligin kalite göstergesi iyi yatırım yapan takımların sayısı ile doğru orantılı. Türkiye’de çok kaliteli ve yatırım yapan takımlar bulunmakta fakat İtalya’da bu sayı daha fazla. Burada her takım birbirini yenebilecek güçte. Bu da ligi daha güçlü ve daha kaliteli kılmakta. Yatırımın üst seviyede olduğu bir lig sanırım herkesi memnun ve mutlu eder. Kaliteli, iyi ve üst düzey hakemlik beklentisi her yerde aynı. Her işin, her mesleğin, her hobininin kendince zorlukları bulunmakta. Ben bu nedenle hakemliğin rahat veya kolay olduğu bir yerin, ligin veya ülkenin bulunduğunu düşünmüyorum.

 

İtalya ligindeki maçlarda 2.lig maçında bile inanılmaz bir seyirci potansiyeli var. Dolu tribünlere oynanıyor maçlar. Bunu nasıl başarmışlar? Biz neyi eksik yapıyoruz?

Hemen hemen herkesin basketbola karşı bir ilgisi ve bilgisi var. Bu da beraberinde ciddi bir seyirci potansiyeli getirmekte. İtalya’da maçlara gitmek bir sosyal aktivite haline gelmiş. Az önceki sorunuzda bahsettiğim gibi bence işin özü yatırım. Kaliteli yatırım ilgiyi ve beraberinde seyirciyi getirmekte. Her takım burada birbirini yenebilecek düzeyde kadrolar oluşturuyor. Böyle olunca maçların seyir zevki üst düzeyde. Maçlar 15-20 sayı ile bitse de sahada ciddi mücadeleler olmakta. Ayrıca burada takımların ciddi bir seyirci gelirleri mevcut. Örneğin pazartesi bir spor gazetesi alın, maçları kaç kişi izlemiş ve o maçta ne kadar hasılat elde etmişler yazmakta. Her ne kadar futbol her yerde olduğu gibi birinci sırayı alsa da insanlar burada basketbolu da çok sevmekteler.

Örneğin İtalya’daki ilk senemde arkadaşlarımla birlikte Serie B (3.lig) maçı izlemeye gittik. Salona girdiğimde gözlerime inanamadım, oturacak yer bulamadık. Sanırım böyle bir ortam herkesi mutlu ve memnun eder.

 

Genç hakem arkadaşlarımıza hakemlik hayatını yurtdışında sürdürmesini tavsiye eder misiniz? Ya da yurtdışındaki önemli bir ligde hakemlik yapabilmeleri için ne yapmaları gerekiyor?

Evet, tavsiye ederim veya hayır tavsiye edemem gibi bir şey söyleyemem. Herkesin hayatta değer yargıları farklı. Ben ailem için böyle bir karar aldım ve bu kararı uyguladım. İtalya Federasyonu’nun izin vermesiyle de hakemlik hayatıma İtalya’da devam etmekteyim.

Diğer sorunuza gelince, bence ilk ve en önemli şart hakemliği sevmek, daha sonra uluslararası platform için uluslararası hakem olmak gerekmekte. Bunun için genç arkadaşlara uluslararası kokartı bir an önce takmalarını ve basarılı maçlar yönetmelerini, bir veya bir kaç yabancı dili yeter düzeyde bilmelerini, sık sık maç izlemelerini, yönettikleri maçların kasetlerini mutlaka izlemelerini, yapmış oldukları hataları bir daha yapmamaları için ciddi gayret göstermelerini, idman yapmalarını, eleştiriye açık olmalarını, tecrübeli hakem abilerinin tecrübelerinden mutlaka yararlanmalarını ve kendilerini sürekli yenilemelerini tavsiye ederim.Yatırımlar bu yönde olduktan sonra belli bir süre sonra uluslararası platformda yer alacaklarına inanmaktayım.

Yurtdışında son dönemde Avrupa ve Dünya çapındaki büyük organizasyonlarda Türk hakemlerine rastlamaktayız, bence bu da doğru yolda olduğumuzun net bir göstergesi.

 

2 Senedir Final Four’da hakemlik yapıyorsunuz. Hem de İtalya Federasyonu’nu temsilen. Bu diğer İtalyan hakemler tarafından nasıl karşılandı?

Ben şu anda hayatımı İtalya’da sürdürmekte ve İtalya liginde hakemlik yapmaktayım. İşimi en iyi şekilde yapmaya gayret gösteriyorum. Bu sebeple hakem arkadaşlarım tarafından nasıl karşılandı veya ne düşündüler gibi bir düşünce tarzı içinde olmadım ve böyle bir soru hiç aklıma gelmedi.

 

3 senedir İtalya liginde hakemlik yapıyorsunuz. Başınıza gelen en komik veya en keyifli olay neydi?

İlk sene İtalyancamın yetersiz olması nedeniyle dil yönünden biraz sıkıntı yaşadım. Bir gün maçımız bittikten sonra arkadaşıma maç sırasında sık sık duyduğum cümleyi ve anlamını sordum. Bana güldü. İyi ki anlamamışsın dedi... Ve karşılıklı gülüştük.

 

Bildiğimiz kadarı ile 2. Şahin de yolda, geliyor. Anne İtalyan baba Türk. Çocuk yetiştirmek bu devirde pek de kolay değil. Ne hissediyosunuz?

Evet, kısmetse aralık ayında ikinci bebeğimizi bekliyoruz. Çok ama çok mutluyuz. Bazen kendimizi rüyada gibi hissediyoruz. Bir bebeğin hayatımızı bu kadar değiştireceğini tahmin etmiyorduk. Bu nedenle ikinci bebek sahibi olmayı eşim de ben de hemen istedik. Kısmetse ikisini bir arada yetiştirip büyütmek istiyoruz.

 

Herkese selamlar ve tüm hakem arkadaşlarıma başarı dileklerimle.

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 690915