Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
07 Eylül 2010 , Salı21:29 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

29.08.2007

basketbolhakemleri.com'un bu haftaki konuğu altyapılarda Türkiye'nin akla gelen ilk isimlerinden biri. "Ütopya"sı için kendisine sınırsız bir bütçe arıyor. Cem Çağal'la özellikle altyapı sorunlarını konuştuk. O arada 18 yaşında kendine neden çok kızdığını da öğrendik...


Altyapı denince Türkiye'de akla gelen birkaç isimden birisiniz. Çok oyuncu yetiştirdiniz. Çok küçük yaşlarda oyuncu seçimi yapıyorsunuz. O yaşlarda çok teknik ve yetenek ön plana çıkıyor mu? Yoksa öncelik olarak önem verdiğiniz başka özellikler var mı? 

Oyuncu seçiminde doğal olarak en büyük kriterimiz fiziksel özellikler. Yıldız adayı kendini zaten hemen belli eder. Ben en az fiziki nitelikler kadar mental değerlere de önem veriyorum. Oyuncunun hırsı, zekası, kararlılığı, öz güveni de en az yetenek kadar önemli...

 

Bu sene sürpriz bir kararla deplasmanlı lig faaliyetlerinize son verdiniz? Altyapıdan yetiştirdiğiniz oyuncularınız ile ligin renkli takımlarından biri iken sizi bu karara almaya iten sebep neydi?

Türk Basketbol tarihinde bir çok kulüp A takımlarını liglerden çekmiştir. Mutlaka tüm bu kararların kendince haklı ve değişik sebepleri vardır. Ancak bizim aldığımız kararın içeriğinde belki tüm bu sebeplerden farklı bir düşünce var. Biz herşeyden önce emeğimizin ve harcamalarımızın maddi manevi geri dönüşümünü istiyoruz. Ve birşeyleri herkesten farklı ve doğru yapmak niyetindeyiz.

Bugün hedef, planlama ve kaynak yaratma adına hiç bir programı olmadan yani yarınını düşünmeden ciddi harcamalar yapan bir çok kulüp var. Bu kulüplerle aynı yolda seyretmek bizi de ister istemez zedeliyor ve hedeflerimizden saptırıyordu.

Önümüzdeki sezonu yeni yapılanmanın temellerini atmakla ve proje üretip, altyapı kadromuzun ciddi eğitimiyle geçireceğiz. Daha sonraki senelerde de oyuncu yetiştirme konusunda en iyi olmak amacındayız.

 

Sahaya çıktığınız zaman maçınızı yönetecek hakemde nelere dikkat edersiniz? 

Bazı istisna isimler hariç eski hakemler android gibiydi... Samimi olmayan herşeyde çatışma vardır. Ben hakemlikte içtenliğe, iletişime ve dayanışmaya çok önem veriyorum. İnsan kontrol ettiği veya edemediği egolarıyla dost ya da düşman kazanır. Daha önceki maçlarda hatalı kararlar vermiş de olsa... Kaybetmiş de olsak yüzünü gördüğümde rahatladığım hakemler var. Çünkü karşılıklı güven kadar insanı tüm negatifliklerden uzak tutan daha değerli birşey yok.

Yakından takip ettiğim için iyi biliyorum ki MHK Eğitim Kurulu özellikle A.Kadir Özçelik ve Recep Ankaralı başta olmak üzere müthiş bir eğitim seferberliği içinde çalışıyorlar. Ve zaman içerisinde de bunun meyvelerini topluyorlar.

 

Bir hakemde öncelikli kriterim iletişim becerisidir.

 

Sizce altyapılardan yeteri kadar oyuncu 1. ligde oynayacak şansı bulabiliyor mu?Yabancı sayısı konusunda ne düşünüyorsunuz?

Altyapıdan gelen yetenekli oyuncular var mutlaka. Ama maalesef ülkemizin nüfusuna göre sayıları çok az. Altyapıda çalışan tecrübeli ve bilgili antrenör sayısı yükseltilmediği ve A takımlarına dünya yatırım yaptıkları halde, altyapı takımlarının başına doğru insanları getirmekten imtina eden çok akıllı yöneticilerimiz olduğu sürece de bu böyle devam eder.

Genç oyuncuların 1. ligde süre bulmaları A Takım coachlarının cesaretiyle doğru orantılı bir konu. Bugün bırakın altyapı takımlarının maçlarını ve antrenmanlarını izlemeyi, kaç 1. lig coachu Genç takım oyuncularının isimlerini biliyor merak ediyorum.

Türkiye liglerine çok az sayıda kaliteli yabancı oyuncu geliyor. Bunların dışında kalan yabancıların basketbola zarar verdiğine  inanıyorum. Her siyah, basketbol oynar diye bir kural yok. Ama biz Linelly Ricyhi'nin bile sıçrayıp smaç yapacağını düşünen bir ülkenin çocuklarıyız.

 

Şansa inanır mısınız? Maça çıkarken oyuncularınıza özellikle hakemler konusunda ne gibi uyarılarda bulunursunuz? 

Şansa çok inanıyorum. Çünkü o bana hiç inanmıyor. Bu yüzden onun yaşadığını biliyorum. Bir kaç kez görüşme teklif ettim. Dayılarımı sordu. Bizans'tan ahpapların var mı dedi.

Oyuncularım hakemlerle sınırları aşan bir diyaloğa girdiklerinde nasıl cezalandıracağımı çok iyi bilirler. Yine de her maç öncesi onları bu konuda sorumluluğum gereği uyarırım.

 

Elinizde limitsiz bir bütçe olsa ilk beş oyuncularınızı kimlerden oluşturmak isterdiniz?

Elimde tamamen benim kontrolümde olan böyle bir bütçe olsa bir basketbol köyü kurardım. Okullarıyla, aileleriyle, her türlü yaşam konforu ve yüksek standarttaki eğitim departmanlarıyla herkesin basketbolu yaşadığı bir eğitim köyü. Ülkenin en iyi altyapı coachları burada görev alırdı. Ve dünyaya her yönüyle çok nitelikli basketbolcular satardık. Benim hayalim bu. Bir gün kendi donanımım ve tecübemle bu işi çok seven bir finasörü  bir araya getirebilirsem bu ütopyamı gerçekleştirmek isterim. Bu sizce 5 arkadaşa dağıtılacak paradan daha değerli değil mi?

 

Altyapılarda devamlı derece yapan Bursa basketbolu son yıllarda  bir duraklama devrine mi girdi? Oyuncu mu gelmiyor? Yoksa iyi oyuncular İstanbul veya diğer şehirlerdeki kulüpleri mi tercih ediyor? 

Ben bir duraklama devri yaşandığına inanmıyorum. En son yapılan Küçük Erkekler Türkiye Şampiyonasında Alpella-Yeşimspor finali oynandı. Ondan önce Liselerde Tofaş'ın okulu TED Koleji Türkiye Finali oynadı. Bursa her zaman özellikle altyapıda Türkiye'nin en önemli kaynağı olmuştur ve olmaya devam edecektir.

 

Tabii ki bu kadar uzun antrenörlük hayatı (umarız daha da uzun sürer) bir sürü anınız da vardır? Anılarınızdan unutamadığınız birini bizimle paylaşır mısınız?

18 yaşındayken Kız Lisesi basketbol takımını çalıştırıyordum. Bir insanın başka nasıl bir anısı olabilir ki... Bunun üzerine ne anlatsan adamın anısını ağlatırlar. Hatta bir gün kızlara yalan bir kapris yapıp madem böyle savunma yapmaya devam ediyorsunuz o halde ben bırakıyorum dedim. 12 kızın bana sarılıp söz verdiklerini hatırlıyorum. Bunu niye daha önce yapmadım diye kendime çok kızmıştım.

 

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 690914