Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
07 Eylül 2010 , Salı21:23 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

26.09.2007

Bu hafta 8 yıldır Fenerbahçe Bayan Basketbol takımıyla bir çok zafere ulaşan ismi konuk ettik köşemizde: Zafer Kalaycıoğlu. Kalaycıoğlu'na bize vakit ayırdığı icin teşekkur eder, başarılarının devamını dileriz.


Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
TED Ankara Koleji’nde okudum, mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgileri kazandım, tabi o zaman adı Mülkiye’ydi. Mülkiye’deki ağabeylerimizin yönlendirmesiyle basketbola burada başladım. Mülkiye bir ekol ve basketbol en önemli spor branşıydı. En büyük rakibi de Galatasaray’dı. Mülkiye 1980 yılında 1. Lige çıktığında takım kaptanı bendim. Tabii basketbola geç başladığım için milli takım düzeyinde oynamadım. Antrenörlüğe başlamam ise kız kardeşim vasıtasıyla oldu diyebilirim. Kız kardeşim de basketbolcuydu. O sırada oyunculuğu bırakıp antrenörlük yapmaya karar vermişti. Benim aklıma da o soktu ve TED Ankara Koleji Bayan Takımı ile antrenörlüğe başladım. O dönemde Büyük Bayanlar Türkiye Şampiyonluğu vardı ve 1978 yılında TED Ankara Koleji şampiyon oldu. Bu da TED Ankara Koleji'nin son şampiyonluğuydu. Ziraat Bankası, Beslen Kayseri Meysu gibi birçok takım çalıştırdım. Daha sonra PTT’yi çalıştırırken 1994-95 sezonu için Galatasaray’dan teklif geldi ve İstanbul’a geldim. Galatasaray’ı çalıştırdığım 1994-95, 1995-96 sezonlarında üst üste iki lig şampiyonluğu yaşadık ve play-off oynadık. 2. yılın sonunda yardımcı antrenör olarak Ülker’e geçtim, buradan da Ercüment Sunter’in ayrılmasıyla ben de ayrıldım. Headcoach olarak Mavi Jeans Ortaköy ile anlaştım. 2. devrede 12 takımlı ligde 11 maçın 8’ini kazanarak play-off oynamaya hak kazandık. Sponsor Mavi Jeans desteğini çekince kulüp devam etmeme kararı verdi. Ben de, Fenerbahçe ile anlaştım. Daha sonra, Kulüp Başkanı Ali Şen, bana “bu takımda değişikliğe ihtiyaç” var dedi ve ben Emlak Bankası ile anlaştım. Daha sonra 2000 yılında Fenerbahçe Bayan takımı ile anlaştım. Sekiz yıldır da görevime devam ediyorum. Fenerbahçe ile 4 Lig Şampiyonluğu, 6 Türkiye Kupası, 6 tane de Cumhurbaşkanlığı Kupası yani toplam 16 kupa kazandım. 6 kez All-Star’da headcoachluk yaptım. Ayrıca Euroleage All-Star’ında Headcoacluk yaptım. Türkiye’de en çok kupa kazanan antrenör benim. Fenerbahçe’de çok büyük başarılar elde ettik. Bana güvenleri ve destekleri için şube sorumlumuz Mahmut Uslu’ya ve tabiî ki de her şeyin mimarı Aziz Yıldırım’a çok teşekkür ederim.

Erkek takımlarını çalıştırırken birden bire bayan takımı çalıştırmaya karar verdiniz. Bunun nedeni ne?
Sponsor desteği devam eden erkek takımlarında sponsor desteklerinin çekilmesi nedeniyle birkaç kez yaşadığım kulüp kapatılma olayları nedeniyle bayan takımlarına sarıldım.

Peki bayan takımlarını mı çalıştırmak daha zor yoksa erkek takımlarını mı?
Bayan takımı çalıştırmak kesinlikle çok daha zor. Bayanlarda mücadele çok daha fazla bu nedenle sabırlı olmak gerekiyor. Bayanlarda bazı şeyler daha çok yerleşiyor bu nedenle çok fazla sabır istiyor. Ama sabrederseniz istediklerinizi alırsınız.

Bayan basketboluna olan ilgiden memnun musunuz? İstediğiniz ilgiyi görüyor musunuz?
Bayan Basketbolu, basında çok hakkettiği yeri ve ilgiyi görmüyor. Sonuçta bu ürünü satmak zorundasınız. Ülker’in kendi takımını kapatıp Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’a sponsor olması sponsorlukların her iki taraf için de ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bir Vestel örneği var. Vestel futbola destek vererek çok büyük bir hata yaptı. Eğer futbol takıma verdiği desteğin çok daha azını Avrupa Kupalarında mücadele eden bir basketbol takımına verseydi çok daha fazla ses getirirdi. Sponsorluk potansiyel işidir. Euroleage’te oynayan tek takım Fenerbahçe Bayan Takımı. Yılda 3 tane kupa veriliyor. Fenerbahçe bu kupaların biri Lig diğeri Cumhurbaşkanlığı olmak üzere ikisini almadı. 3 yılda 7 kupa kazandık, fakat yeterince ilgi görmedik. Sponsorların biraz aha seçici olması gerekiyor. Bayan basketbolu hak ettiği yerde değil.

Bayan basketbolu, son yıllarda büyük bir ivme kazandı. Sizce bunun nedeni nedir? Kulüp yöneticileri mi, antrenörler mi, yabancı oyuncular mı?
Bence burada FB TV’nin payı yadsınamaz. Bayan basketboluna ilişkin yayın yapan tek kanal diyebiliriz. İnsanlar artık sadece Fenerbahçe’nin değil diğer takımların maçlarını da FB TV’den takip ediyor. Öte yandan Fenerbahçe’nin çok geniş bir vizyona sahip başkanı Aziz Yıldırım, yaptığı yatırımlarla Bayan Basketbolu’na büyük bir ivme kazandırdı. Şimdi WNBA All-Star’ı Cappi Pondexter geliyor. Aziz Yıldırım, böyle önemli oyuncuları transfer ederek Bayan Basketboluna  büyük katkılarda bulunuyor.

8 senedir Fenerbahçe’de antrenörlük yapıyorsunuz. Bu büyük bir başarı…
Evet Fenerbahçe gibi büyük bir kulüpte 8 sene görev yapmak büyük bir başarı fakat bunun için önce doğru davranmak sonra güven sağlamak ve başarılı olmak gerekiyor. Ama doğru davranmak ve size güvenilmesi çok önemli. Tabi ki de çok çalışmalısınız, kendinizi geliştirmelisiniz. Çünkü biliyorum ki benim yerimde olmak isteyen, bu noktaya çıkmak isteyen bir çok antrenör var. Bu nedenle ben de yerimi kaptırmamalıyım ve daha da başarılı olmak için çalışmalıyım.

Oğlunuzun da basketbolla ilgili olduğunu biliyoruz. Antrenör olmasını ister misiniz?
Serkan, çok ilgili basketbolla. Antrenörlük yapmak da istedi, fakat mesleğini yapıyor. Kendisi peyzaj mimarı ve şu an Avrupa’nın en büyük çini çatısının yapılmasında görev alıyor. Onunla çok gurur duyuyoruz. Ama bırakıp basketbol antrenörlüğü yapacağım demesinden de korkuyorum!

Sizce bir hakemde olması gereken özellikler nelerdir?
Bence hakem otoriter ve sert olmalı fakat bunu tatlılıkla yapmalı, yani despot olmamalı. Bir hata yaptığı zaman, yaptığı hatanın farkında olduğunu antrenöre hissettirmeli. Tabiî ki de hakemler de hatalar yapacak ama hatalar fazla olmamalı.

Türk hakemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Bence Türkiye’deki hakemler çok başarılı. Türk basketbolu geliştikçe Türk hakemleri de buna bağlı olarak kendileri oldukça geliştiriyorlar. Bana göre bir çok ülkedeki hakemlerden
daha fazla başarılılar, fakat hakkettiklerini alamıyorlar. Turnuvalara gidiyoruz, İngiltere, Hollanda gibi ülkelerden hakemler geliyor. Burada biraz şikayet gibi olacak ama söylemek istiyorum, Türkiye Basketbol Federasyonu hakemler için daha çok gayret etmeli.

Hakemlerle ilgili unutamadığınız bir anınız var mı?
Kamil Kalemci, benim çok yakın bir arkadaşımdı ve hakemlik yapıyordu. Benim maçlarıma genelde çıkmıyordu, ama bir gün bizim maçın hakemi gelmemiş sanırım, Kamil çıktı bizim maça. O kadar kötü maç yönetiyor ki, ortadaki tüm toplarda bizim aleyhimize karar veriyor. Maçın son saniyeleri son top bizde, uzaktan bir düdük çaldı. Ben, bana teknik faul çaldı diye o kadar korktum ki, anlatamam. Sonra yanıma geldi “maç çıkışı yemek yiyelim” dedi. Maçı 1 sayıyla aldık ama ben çok korkmuştum.

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 690913