 |

26.09.2007
Bu hafta 8 yıldır Fenerbahçe Bayan Basketbol takımıyla bir çok zafere ulaşan ismi konuk ettik köşemizde: Zafer Kalaycıoğlu. Kalaycıoğlu'na bize vakit ayırdığı icin teşekkur eder, başarılarının devamını dileriz.
Kısaca kendinizi tanıtır mısınız? TED Ankara Koleji’nde okudum, mezun olduktan
sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgileri kazandım, tabi o zaman adı
Mülkiye’ydi. Mülkiye’deki ağabeylerimizin yönlendirmesiyle basketbola burada
başladım. Mülkiye bir ekol ve basketbol en önemli spor branşıydı. En büyük
rakibi de Galatasaray’dı. Mülkiye 1980 yılında 1. Lige çıktığında takım kaptanı
bendim. Tabii basketbola geç başladığım için milli takım düzeyinde oynamadım.
Antrenörlüğe başlamam ise kız kardeşim vasıtasıyla oldu diyebilirim. Kız kardeşim
de basketbolcuydu. O sırada oyunculuğu bırakıp antrenörlük yapmaya karar
vermişti. Benim aklıma da o soktu ve TED Ankara Koleji Bayan Takımı ile
antrenörlüğe başladım. O dönemde Büyük Bayanlar Türkiye Şampiyonluğu vardı ve 1978
yılında TED Ankara Koleji şampiyon oldu. Bu da TED Ankara Koleji'nin son
şampiyonluğuydu. Ziraat Bankası, Beslen Kayseri Meysu gibi birçok takım
çalıştırdım. Daha sonra PTT’yi çalıştırırken 1994-95 sezonu için Galatasaray’dan
teklif geldi ve İstanbul’a geldim. Galatasaray’ı çalıştırdığım 1994-95, 1995-96
sezonlarında üst üste iki lig şampiyonluğu yaşadık ve play-off oynadık. 2. yılın
sonunda yardımcı antrenör olarak Ülker’e geçtim, buradan da Ercüment Sunter’in
ayrılmasıyla ben de ayrıldım. Headcoach olarak Mavi Jeans Ortaköy ile anlaştım.
2. devrede 12 takımlı ligde 11 maçın 8’ini kazanarak play-off oynamaya hak
kazandık. Sponsor Mavi Jeans desteğini çekince kulüp devam etmeme kararı verdi.
Ben de, Fenerbahçe ile anlaştım. Daha sonra, Kulüp Başkanı Ali Şen, bana “bu
takımda değişikliğe ihtiyaç” var dedi ve ben Emlak Bankası ile anlaştım. Daha
sonra 2000 yılında Fenerbahçe Bayan takımı ile anlaştım. Sekiz yıldır da
görevime devam ediyorum. Fenerbahçe ile 4 Lig Şampiyonluğu, 6 Türkiye Kupası, 6
tane de Cumhurbaşkanlığı Kupası yani toplam 16 kupa kazandım. 6 kez All-Star’da
headcoachluk yaptım. Ayrıca Euroleage All-Star’ında Headcoacluk yaptım.
Türkiye’de en çok kupa kazanan antrenör benim. Fenerbahçe’de çok büyük başarılar
elde ettik. Bana güvenleri ve destekleri için şube sorumlumuz Mahmut Uslu’ya ve
tabiî ki de her şeyin mimarı Aziz Yıldırım’a çok teşekkür ederim.
Erkek takımlarını çalıştırırken birden bire
bayan takımı çalıştırmaya karar verdiniz. Bunun nedeni ne? Sponsor desteği devam eden erkek takımlarında
sponsor desteklerinin çekilmesi nedeniyle birkaç kez yaşadığım kulüp kapatılma
olayları nedeniyle bayan takımlarına sarıldım.
Peki bayan takımlarını mı çalıştırmak daha zor
yoksa erkek takımlarını mı? Bayan takımı çalıştırmak kesinlikle çok daha zor.
Bayanlarda mücadele çok daha fazla bu nedenle sabırlı olmak gerekiyor.
Bayanlarda bazı şeyler daha çok yerleşiyor bu nedenle çok fazla sabır
istiyor. Ama sabrederseniz istediklerinizi alırsınız.
Bayan basketboluna olan ilgiden memnun
musunuz? İstediğiniz ilgiyi görüyor musunuz? Bayan Basketbolu, basında çok hakkettiği yeri
ve ilgiyi görmüyor. Sonuçta bu ürünü satmak zorundasınız. Ülker’in kendi
takımını kapatıp Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş’a sponsor olması
sponsorlukların her iki taraf için de ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Bir
Vestel örneği var. Vestel futbola destek vererek çok büyük bir hata yaptı. Eğer
futbol takıma verdiği desteğin çok daha azını Avrupa Kupalarında mücadele eden
bir basketbol takımına verseydi çok daha fazla ses getirirdi. Sponsorluk
potansiyel işidir. Euroleage’te oynayan tek takım Fenerbahçe Bayan Takımı.
Yılda 3 tane kupa veriliyor. Fenerbahçe bu kupaların biri Lig diğeri
Cumhurbaşkanlığı olmak üzere ikisini almadı. 3 yılda 7 kupa kazandık, fakat
yeterince ilgi görmedik. Sponsorların biraz aha seçici olması gerekiyor. Bayan
basketbolu hak ettiği yerde değil.
Bayan basketbolu, son yıllarda büyük bir ivme
kazandı. Sizce bunun nedeni nedir? Kulüp yöneticileri mi, antrenörler mi,
yabancı oyuncular mı? Bence burada FB TV’nin payı yadsınamaz. Bayan
basketboluna ilişkin yayın yapan tek kanal diyebiliriz. İnsanlar artık sadece
Fenerbahçe’nin değil diğer takımların maçlarını da FB TV’den takip ediyor. Öte
yandan Fenerbahçe’nin çok geniş bir vizyona sahip başkanı Aziz Yıldırım,
yaptığı yatırımlarla Bayan Basketbolu’na büyük bir ivme kazandırdı. Şimdi WNBA
All-Star’ı Cappi Pondexter geliyor. Aziz Yıldırım, böyle önemli oyuncuları
transfer ederek Bayan Basketboluna büyük
katkılarda bulunuyor.
8 senedir Fenerbahçe’de antrenörlük
yapıyorsunuz. Bu büyük bir başarı… Evet Fenerbahçe gibi büyük bir kulüpte 8 sene
görev yapmak büyük bir başarı fakat bunun için önce doğru davranmak sonra güven
sağlamak ve başarılı olmak gerekiyor. Ama doğru davranmak ve size
güvenilmesi çok önemli. Tabi ki de çok çalışmalısınız, kendinizi
geliştirmelisiniz. Çünkü biliyorum ki benim yerimde olmak isteyen, bu noktaya
çıkmak isteyen bir çok antrenör var. Bu nedenle ben de yerimi kaptırmamalıyım ve
daha da başarılı olmak için çalışmalıyım.
Oğlunuzun da basketbolla ilgili olduğunu
biliyoruz. Antrenör olmasını ister misiniz? Serkan, çok ilgili basketbolla. Antrenörlük
yapmak da istedi, fakat mesleğini yapıyor. Kendisi peyzaj mimarı ve şu an Avrupa’nın en büyük çini çatısının yapılmasında görev alıyor. Onunla çok
gurur duyuyoruz. Ama bırakıp basketbol antrenörlüğü yapacağım demesinden de
korkuyorum!
Sizce bir hakemde olması gereken özellikler
nelerdir? Bence hakem otoriter ve sert olmalı fakat bunu
tatlılıkla yapmalı, yani despot olmamalı. Bir hata yaptığı zaman, yaptığı
hatanın farkında olduğunu antrenöre hissettirmeli. Tabiî ki de hakemler de
hatalar yapacak ama hatalar fazla olmamalı.
Türk hakemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bence Türkiye’deki hakemler çok başarılı. Türk
basketbolu geliştikçe Türk hakemleri de buna bağlı olarak kendileri oldukça
geliştiriyorlar. Bana göre bir çok ülkedeki hakemlerden daha fazla
başarılılar, fakat hakkettiklerini alamıyorlar. Turnuvalara gidiyoruz,
İngiltere, Hollanda gibi ülkelerden hakemler geliyor. Burada biraz şikayet gibi
olacak ama söylemek istiyorum, Türkiye Basketbol Federasyonu hakemler için daha
çok gayret etmeli.
Hakemlerle ilgili unutamadığınız bir anınız
var mı? Kamil Kalemci, benim çok yakın bir arkadaşımdı
ve hakemlik yapıyordu. Benim maçlarıma genelde çıkmıyordu, ama bir gün bizim
maçın hakemi gelmemiş sanırım, Kamil çıktı bizim maça. O kadar kötü maç
yönetiyor ki, ortadaki tüm toplarda bizim aleyhimize karar veriyor. Maçın son
saniyeleri son top bizde, uzaktan bir düdük çaldı. Ben, bana teknik faul çaldı
diye o kadar korktum ki, anlatamam. Sonra yanıma geldi “maç çıkışı yemek
yiyelim” dedi. Maçı 1 sayıyla aldık ama ben çok korkmuştum.
|
|