Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
11 Eylül 2010 , Cumartesi05:44 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

03.10.2007

basketbolhakemleri.com'un bu haftaki konuğu bayan basketbolunun akla gelen ilk antrenörlerinden. Aslında spor futbolla başladı ama nasıl olduysa kendisini basketbolun içinde buldu. Aziz Akkaya'ya bizimle görüşlerini paylaştığı için teşekkür ederiz.


Bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz? Spora ilk futbolla başladığınızı okumuştuk, basketbola nasıl bir geçiş yaptınız?

1967 Sivas doğumluyum. Evet, spora öncelikle futbol ile başladım. İlkokuldayken Galatasaray’ın altyapısına seçildim. Galatasaray’da oynarken Şişli Terakki’den burs aldım. Dersler oldukça yoğundu. Antrenmanlarla beraber oldukça zor oluyordu. Üstelik burada futbol yoktu, bu nedenle de basketbola başladım. 1981 yılından bu yana basketbolun içindeyim.

 

A Milli Bayan Takımını Avrupa Şampiyonası’nda nasıl buldunuz?

Takımımız tam olarak hazır değildi bence. Özellikle sakatlıklar büyük sıkıntıya neden oldu. Nevriye’nin sakatlığı nedeniyle takımda olmaması takım adına büyük bir kayıptı. Fakat elimizdeki kadro ile yine de daha başarılı olunabilirdi. En son kaybedilen maç büyük bir şansızlıktı.

 

Sizce bayan basketbolundaki gelişme nasıl? Bayan basketbolu için neler yapılmalı?

25 senedir bu camianın içindeyim ve Milli Takımlar da dahil bir çok düzeyde antrenörlük yaptım. Tabiî ki de bayan basketbolunda büyük bir gelişme var, fakat bu yine de yeterli değil. Türkiye’de bayan basketbolu olması gereken yerde değil. Milli takımlar düzeyinde Türkiye Ümitlerde iki, yıldızlarda da bir kez şampiyonluk yaşadı. Özellikle boy farklarının daha az olduğu alt yapılarda daha başarılı sonuçlar alınmalı. Hep dediğim gibi uzun boylu oyuncu sıkıntısına çözümler bulunmalı. Çünkü ülkemizde uzun boylu kızlar genellikle voleybola yönlendiriliyor. İnternet, spora, özellikle de bayan basketboluna bence olumsuz yönde etkide bulundu. İnternet insanları tembelleştirdi. Öte yandan bayan basketboluna gösterilen ilgi tabii ki de istenilen düzeyde değil. Bunun için medyaya ve federasyona büyük görev düşüyor. Örneğin; A Milli Bayan Takımının Avrupa Şampiyonası’nda oynadığı maçlar özel bir televizyondan yayınlandı. Takımın en iyi oynadığı Almanya maçı ise daha sonra banttan verildi. Bence bu gibi maçlar, herkesin izleyebileceği bir genel kanaldan gösterilmeliydi.

 

Bu sezon birçok takım çok iyi transferler yaptı. Beşiktaş’ın bu seneki hedefleri neler? Hazırlıklarınız nasıl gidiyor?

Hedefimiz tabii ki de şampiyonluk. Her sene takımımızdan en az 5-6 oyuncumuzun ayrılmasına rağmen biz elimizdeki imkanlarla en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Bütçemize uygun olarak en iyi transferleri yaptığımızı düşünüyorum.

 

Son senelerde neredeyse tüm final maçları Beşiktaş ile Fenerbahçe arasında oynanıyor…

Evet... Çünkü bu, senelerce yapılan yatırımların bir karşılığı. Sadece yapılan transfer değil iyi organizasyon olmak da çok önemli ve son senelerde bunu en iyi yapan iki takım; Fenerbahçe ve Beşiktaş. Bir dönem Galatasaray vardı, daha sonra Botaş dönemi yaşandı. Şimdiyse en iyi yatırımları yapan iki takım olarak Fenerbahçe ile biz finallerde karşılaşıyoruz. En önemlisi iyi organizasyon.  

 

Sponsorlukların Türk basketboluna katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sponsorlar, basketbolun ana unsuru. Sponsorlar kesinlikle bu işin içinde olmalı. Sponsor demek para demek, para demek daha iyi transferler demek, daha iyi transfer başarı, başarı ise daha çok seyirci daha çok ilgi demektir. Bizim şuan ki sponsorumuz Cola Turka ve sponsor desteğiyle daha üstlere oynuyorsunuz. Avrupa’da takımların bir ana sponsoru bir de diğer sponsorları oluyor. Türkiye’de de böyle olmalı. 

 

Beşiktaş’ın altyapı çalışmalarından bahseder misiniz?

Senelerdir altyapı ile uğraşıyoruz. Ve altyapıdan A takıma en çok oyuncu veren takım biziz. Biz, sadece oyuncu yetiştirmiyoruz; bir yıldız olacak, A takımda oynayacak ve milli takıma çağırılacak oyuncu yetiştirmek istiyoruz altyapıda. Bizim hedefimiz; altyapıdan her sene A takıma bir oyuncu çıkarmak. Zaten 5 sene içerisinde de takımımız hazır oluyor.  

 

Genellikle futbol sahalarında gördüğümüz şiddet olayları zaman zaman basketbol maçlarında da görülmeye başladı. Bunun nedeni nedir sizce?

Çoğumuz için en önemli şey; kazanmak. Basında “bu savaşı kazanacağız” şeklinde yazıldığı sürece, ölçü sadece kazanmak olduğu sürece, taraftarların da maçlara bu şekilde bu psikolojiyle gelmesi normal. Zaman zaman bizler de maç içerisindeki tavırlarımızla taraftarların davranışlarını körüklüyoruz. Bu nedenle, kaybedeni de alkışlamayı öğrenmeliyiz. Bunun için eğitim şart. Fakat bu sözünü ettiğim eğitim, okul değil. Spor bilincinin gelişmesi. Sahada oynanılan maçların eninde sonunda spor olduğunun, ve kaybedenin de alkışlanması gerektiğinin bilici yerleştirilmesi gerekiyor bence.

 

Sizce iyi bir hakemde olması gereken özellikler neler?

İyi bir hakem diyalog kurabilmeli, anlayışlı ve esnek olmalıdır. Bu esneklik tabiî ki de kararlarında değil. Sonuçta kurallar bellidir. Ama hakem, atmosferin içine girebilmeli. Mesela bana göre FIBA’daki hakemlerin çaldığı düdükler gerçekten çok kötü ama antrenör ve oyuncularla diyalogları çok iyi. Zaten olması gereken de bu. Maç içerisinde heyecanın en üst seviyede olduğu bir anda bençteki herkes ayaktayken hakemin gelip “yerine otur” demesi ortamı daha da çok germektir. Hakem bazı anlarda bazı şeyleri duymamalıdır. 

 

Unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Hakem arkadaşımızın adını hatırlayamıyorum ama Caferağa’da bir maçta devre arasında hakem arkadaşımız geldi ve bana “Sana teknik faul vereceğim” dedi. “Neden” diye sordum, “Dışarıdan çok çirkin gözüküyor hareketlerin” dedi. Ben de “ben sana küfür ya da hakaret etmiyorum ki. Tribünlere karşı sana gülümseyerek küfür etsem güzel mi gözükecek” dedim. Sonra bana “haklısın” demişti.

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 692869