
09.01.2008
Business League... Türkiye'nin önde gelen şirketleri, kozlarını bu kez sahada, bu ligde paylaşıyor. Bu ligin kurucularından Yavuz Kuruçay'la lig ağırlıklı, ancak hakemleri de yakından ilgilendiren konulardan konuştuk.
Kendinizden bahseder misiniz bize?
1977 İstanbul doğumluyum. Darüşşafaka’nın alt yapısında basketbola başladım. Yıldız, genç ve A takım seviyesine kadar yükseldim. Darüşşafaka A takımında oynadıktan sonra Mako’ya transfer oldum. Mako’da da bir sene oynadıktan sonra Kombassan Konya’ya transfer oldum, sonra tekrar Mako’ya döndüm ve sakatlandıktan sonra da basketbolu bırakmak zorunda kaldım. İstanbul Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu mezunuyum. Üniversiteyi bitirdikten sonra spor organizasyoonu işine girdik. Serdar Kılıç’la 2004 senesinde Business League’i yapmaya başladık.
Business League dışında başka bir işle uğraşıyor musunuz?
Kendime ait bir spor okulum var. Hayatım spor üzerine kurulu. Onun dışında başka bir özel hayatım yok. Zaman yok...

Business League nedir?
Business League, şirketler arası lig. Şirket çalışanlarının oynadığı bir lig. Bu lig çok renkli bir lig. Türkiye’nin önde gelen firmaları, Tukcell, Ericsson, Nokia, Vodafone, Avea, Yapı Kredi, Fortis, Garanti, Citibank, Denizbank ve daha bir çoğu ligimizde yer alıyor. Tüm şirketlerin üst düzey yöneticilerinden tutun, en alt kademede çalışanına kadar herkes bu ligde sahaya çıkıyor. Örneğin, Uno şirketler grubu başkanı Hasip Gençer, Samsunspor Kulübü eski başkanı İsmail Uyanık ligimizde mücadele ediyorlar.
İlk iki senemizde 24 takım katıldı lige. Üçüncü sene 23 ve bu sene 31 takımla ligi devam ettiriyoruz. Bu sene geç başvurdukları için 10 takımı da lige dahil edemedik.
Business League adını kim koydu?
Çalışanların temsil edileceği bi isim düşündük ve Business aklımıza en yatkın isim oldu.
Business League’de oynamayı şirketlere nasıl kabul ettirdiniz?
Tek tek bütün şirketlere gidildi. Sunumlar yapıldı. Neden şirketler ligi, neden basketbol, neden neden neden.... Bunların hepsi ve artı yönleri anlatıldı. İlk iki sene organizasyon oldukça iyi geçtikten sonra biz, çok fazla takıma gitmedik. Takımlar kendileri gelip lige katılmak istediklerini söylemeye başladılar. Ucu çok açık, önümüzdeki senelerde çok çok daha büyüyeceğine inanıyorum bu ligin. Şimdiden bu sinyalleri bize verdi. Biz de yaparken oldukça keyif alıyoruz.
Bu şirketlerin (takımların) size herhangi bir maddi ek avantajı var mı?
Takımlardan sadece bir katılım payı alıyoruz. Şu ana kadar özel herhangi bir avantaj sağlamadık.
Maçlar nasıl oynanıyor?
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki, maçlarımızı resmi basketbol hakemleri yönetiyor. Çift devreli, çok uzun bir ligimiz var. Toplam 18 hafta ve Haziran ayına kadar devam edecek. Final Four maçları Abdi İpekçi Spor Salonu’nda oynanacak ve Sky Türk televizyonundan canlı yayınlanacak. Takımlar, bay ve bayanlardan karışık kurulabiliyor. Takımların hepsinin lisanslı antrenörleri var. Oyuncuların tamamı şirket çalışanı olmak zorunda. SSK belgeleri ve sözleşmelerini katılırken istiyoruz. Tüm oyuncuların da keyif alarak oynadıklarını düşünüyorum. Belki de hayatı boyunca bu havayı, bu atmosferi yaşayamayacak olan insanlar, 40 yaşından 50 yaşından hatta 60 yaşından sonra bu ambiansı yaşıyorlar.
Geçen yılki All Star maçı bu yıl da olacak mı?
Tabi tabi. Geçen yıl yaptığımız All Star maçı bu yıl da var. Final maçından önce oynanacak. Bu sene federasyon müsait olduğu takdirde, Beko basketbol liginde oynayan oyunculardan kurulu takımla, Business League’de oynayan takımların oyuncularından kurulu takımı karşı karşıya getirmeyi planlıyoruz.
Şampiyonluk ödülünüz nedir?
Şampiyon olan takım lige bir sonraki sene ücret ödemeden katılıyor. Pozitif Clup sponsor ödülümüz. İlk üç takım oyuncularına ve ‘en değerli oyuncu’ya ücretsiz üyelik veriyor. Sponsorluk için firmalarla görüşmelerimiz devam ediyor. Geçen sene Avea cep telefonu, Unilever de kendi ürünlerini dağıttı tüm takımlara. Lige katılan tüm takımlardan ödül sponsorluğu için destek bekliyoruz. Katılan sporculara ödül versinler bizim için yeterli.
Citroen var takımlar arasında. Araba verir mi mesela???
(Gülüşmeler) Zor, çok zor...
Çalışanlara kazandırdığınız artılar nedir?
Şirket İnsan Kaynakları, artık personel alırken CV’de basketbola bakmaya başladılar. Basketbol oynamış veya basketbol oynadıktan sonra iş hayatına atılamamış kişilere bu sayede çok ciddi desteğimiz oldu. Bir çok şirket, basketbol oynamış 25 yaş üzeri bir çok oyuncuyu bünyesine kattı. Hem kendi ihtiyaçları doğrultusunda hem de Business League için takımlarında oynatabilecekleri oyuncuları almaya başladılar.
Herhalde her şey anlattığınız kadar güllük gülistanlık değildir. Karşılaştığınız zorluklar olmuyor mu?
Karşılaştığımız en büyük sorun, salon. İstanbul’da salon bulmak çok zor. Bizim maçlarımız sabah saat 11.00’de başlayıp akşam saat 10.00’a kadar sürüyor. Bu zaman dilimlerinde, her hafta salon bulmamız çok zor. İstanbul Üniversitesi bu konuda bize inanılmaz destek oldu. Salonlarını Cumartesi ve Pazar tüm gün bize verdiler. Biz de salona ciddi miktarda masraf yaptık. Dediğimiz gibi, ‘Kaliteden ödün vermiyoruz.’
Bir sene sonra yapacağımız organizasyon, bir önceki sene yaptığımız organizasyondan çok daha iyi olmak zorunda. Ligin kendine has ayrı bir level’ı oluştu. Bugün nasıl birinci, ikinci ligin bir level’ı varsa Business League’n de kendine has bir level’ı oluştu.
Bu projenizi geliştirmeyi düşünüyor musunuz?
Tabii ki. Önümüzdeki senelerde bu organizasyonları Bursa, Ankara ve İzmir bölgelerine yaymayı düşünüyoruz. Bu bölgelerden sonra da Türkiye Şampiyonası yapılacak.
Business League, basketbolla sınırlı kalmayacak. Futbol, tenis ve voleybol da olacak. İki sene önce voleybolu yapmıştık, bu sene de yapmayı düşünüyoruz. Ayrıca bu yaz halı saha futbol ligi de düşünüyoruz. Onun için uygun bu yükü kaldırabilecek, tüm hafta sonu kapatabileceğimiz saha arayışındayız şu an.Bu branşlardan sonra bütün branşlarda da lig yapmayı düşünüyoruz.
Biraz da hakemlerden bahsedelim.
TBF’nin çok ciddi desteği var, kendilerine çok teşekkür ediyorum buradan. Hakemler sabah 11.00’den akşam 10.00’a kadar maç yönetiyorlar. Ben buradan şunu anladım ki dünyanın en zor işi hakemlik ve bu Türkiye’de yapılacak bir iş değil... Her babayiğidin harcı, herkesin kaldırabileceği bir yük değil. Ben, oyunculuk dönemimde çok deli dolu, hırslı bir oyuncuydum. Şimdi yaptıklarımı düşünüyorum, çok yanlışmış... Hakemlik çok korkunç zor bir meslek. Bir kere kimseyi mutlu, memnun edemiyorsunuz. E tabi sahada adrenalin yükseliyor. Normal zamanda verilmeyecek tepkiyi insan sahada vermeye başlıyor. Maç bittikten sonra farkına varılıyor ama maç esnasında oyuncuyu idare etmek, o tansiyonu düşürmeyi sağlamak, her iki takıma da tarafsız olmak çok zor. Şahsen, benim yapacağım bir meslek değil.
Takımlardan hakem için size şikayetler geliyor mu?
Oluyor. ‘Bize faul çalmıyor, karşı takıma az faul çalıyor, hakem görmüyor’ gibi normal, rutin şikayetler... Büyük bir şikayet kesinlikle yok.
Sizin var mı hakemlerden bir şikayetiniz?
Yok, kesinlikle yok. Bizi korkunç destekliyorlar. Çok özveriyle çalışıyorlar. Basketbol oynamış çalışanların yanı sıra oynamamış olanlar da var ve bu kişilere aynı zamanda oyunu da öğretiyorlar.
Oyunculuk zamanınızdaki hakemlere bakışınızla şimdiki bakışınız arasında fark oluştu mu?
Çok fark var. Bundan sonra tamamen hakemlerin yanındayım. Çünkü kimseyi memnun edemiyorsun... Diyorum ya, ben hakemlik yapamam. Türkiye’de yapılacak en son, en zor meslek hakemlik. Bence tüm hakemler hem medya hem de federasyonları tarafından çok ciddi şekilde desteklenmeli.
Ligde favori takımınız var mı?
Bir kaç tane takım var ama isim vermeyeyim. Tüm takımlarımız oldukça kaliteli. Mesela geçen sene KPMG takımı ilk üç maçını kaybetti ama ben onlara dedim ki ‘Bu tempoda giderseniz, bu sene sürpriz yaparsınız.’ Ve ilk senesinde Final Four oynadılar. Tüm takımlarımız olaya inanılmaz sahiplenmiş durumda.
Seyirciler için düşündüğünüz bir şeyler var mı?
Bu salonun özelliği, seyirciler sahaya çok yakın olduğu için ayrı bir hava oluşturdu bir kere... Önümüzdeki haftalarda, şirketler bize destek verdiği sürece, maç aralarında, molalarda, periyot aralarında çeşitli yarışmalar-oyunlarla seyirciyi de aramıza katmayı planlıyoruz. Dediğim gibi, bu da sponsor desteğiyle olacak bir şey. Türkiye’de malesef sponsor sistemi daha tam oturmadı.
|