
20.02.2008
Bu haftaki konuğumuz düşündüklerini "başkaları ne der" diye düşünmeden yazan, bu yüzden de çoğu zaman tepki gören, Türk basketboluna Turgay Demirel'den daha fazla katkısı olduğunu söyleyen Meriç Tunca.
Meriç Tunca kimdir? Kendinizden bahseder misiniz?
1974 Yılında ve oldukça genç bir yaşta Sarı Kanaryalar gazetesinde mesleğe başladım. Bir yandan okuyor bir yandan çalışıyordum. İçimde müthiş bir futbol hastalığı vardı. Daha sonra Hayatspor dergisinde çalıştım. Askerden sonra sırasıyla Yeni Türkspor Dergisi, Yeni Asır, Sabah, Star TV ve yeniden Sabah Gazetesi’nde çalıştım. Fotomaç Gazetesi’nde genel yayın yönetmenliği yaptım. Daha sonra Star gazetesinde ve Takvim Gazetesi’nde spor müdürlüğü yaptım. Halen Hürriyet İnternet’in spor sorumlusuyum. Sadece futbol değil, sporun her dalını çok iyi bilirim. İsteyenle her konuda tartışabilir, hatta yarışabilirim..
Fenerbahçeli olduğunuz malum. Basketbolda Fenerbahçe Ülker-Alpella maçında heyecan duydunuz mu?
Tabi ki duydum. Ben, Fenerbahçe hangi branşta kiminle oynarsa oynasın büyük heyecan duyarım. Abartmıyorum Fenerbahçeli kürekçilerin yarışmalarında bile büyük heyecan duyuyorum..
Türkiye’deki Basketbolla ilgili görüşleriniz nedir? Dünyanın neresindeyiz sizce?
Türkiye son yıllarda, özellikle de bu yıl yaptığı atakla Avrupa basketbolunda üst seviyelere geldi. Ama bu yeterli değil. Dünya basketbolunda önemli bir yere gelebilmemiz için, şu soruyu kendimize sorabilmeliyiz; "Biz ABD’yi, Arjantin’i, İspanya’yı, Sırbistan’ı, Yunanistan’ı, İtalya’yı, ne bileyim Porto-Riko’yu hep yenebilir miyiz?" Bunların hepsini, ya da bir kaçını sürekli yenebilirsek o zaman dünyada önemli bir yere gelebilmişiz demektir.
Basketbol maçı seyrederken hakemleri farkediyor musunuz? Hakemin maç içinde seyirci tarafından farkedilmesi sizce iyi mi, kötü mü?
Maaselef hep fark ediyorum. Aslında bu güzel bir şey değil. Ama gerçeği söylemek gerekirse Avrupa maçlarının bir çoğunda da hakemler ön plana çıkıyor.
Sizce hakemin bu kadar çok eleştirilmesi normal mi?
Eğer bir hakem, ya da hakemler çaldıkları düdüklerle maçın önüne geçiyorsa eleştirilmeleri çok normal.
Yazılarınızda çok açık bir dille düşündüklerinizi ifade ediyorsunuz. Yazınızı tekrar geriye dönüp okuduğunuzda “Burada çok sert olmuş vs.” gibi düşünüyor musunuz?
Yazdığım yazıların sert olduğunu hiç düşünmedim. Çünkü ben taraftarın, daha doğrusu halkın düşündüğü şeyleri yazıyorum. Belki buna kahvehane ağzı yaklaşımı diyebilirsiniz ama benim de stilim bu. Yazılarım onun için taraftar sitelerinde en çok okunanlar arasında yer alıyor.
Sizin de söylediğiniz gibi bir çok taraftar sitesini ve okur kitlesini karşınıza almış durumdasınız...
Her taraftar grubu olaya kendi açısından bakıyor. Benim Fenerbahçeli olmamın da bunda etkisi büyük. Bir de ben başkaları gibi lafı dolandırmam. Direkt olarak yazarım. Bu yüzden karşı taraftar grupları tarafından sevilmemem çok normal. Onlar lafı dolandıran ve "Ben tarafsızım abi" diyenlerden daha çok hoşlanırlar. Ben tarafsız değilim, bu yaştan sonra olamam da..
Dönelim tekrar hakemlere... Sizce iyi bir hakemde olması gereken özellikler nelerdir?
İyi bir hakem maçın sonucuna etki etmeyecek. Mümkünse gördüğünü çalacak. Yönetici ya da kulübün etkisi altında kalmayacak. Maalesef bizde bu olaylar tam tersi gerçekleşiyor. Alın size iki örnek:
Antalya’daki Büyükşehir Belediye-Fenerbahçe maçı ve Türkiye Kupası’ndaki Türk Telekom - Fenerbahçe karşılaşması. Maalesef hakemler hem orada, hem bu tarafta Fenerbahçe’nin galibiyetini çaldılar.
Hakemlerle ilgili anılarınız mutlaka vardır? Bizimle paylaşır mısınız?
Var tabi.. Sabah gazetesinde çalışırken Efes Pilsen-Galatasaray maçı sonrası hakemleri eleştiren bir yazı yazmıştım. Düşünebiliyor musunuz Fenerbahçeli Meriç Tunca, Galatasaray’ı savunan bir yazı yazıyor. Allah çarptı tabii. Ben Sabah’tan Star’a geçtim. Bir yıl sonra bir baktım. 9.5 milyar ödeme emri geldi. Meğerse 3 hakem bana dava açmış. Sabah gazetesi avukatları takip etmemiş. Davayı kaybetmişim ve ödeme emri kesinleşmiş. Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel’e hep takılırım: "Türk basketboluna hizmetim senden fazla" diye. Sonra da eklerim. "Ben basketbola 9.5 milyar verdim, sen ise üste alıyorsun."
Son olarak eklemek istediğiniz şeyler varsa bizimle paylaşır mısınız?
Basketbolda bu sezon özellikle Ülker’in döktüğü paraların takımlara olumlu yansıması rekabeti ve kaliteyi artırdı. Görüntüye göre 5-6 takım şampiyonluk yarışının içinde. Ama bana sorarsanız oynarlar oynarlar, sonra bir bakmışsınız Fenerbahçe Ülker ile Efes Pilsen finale kalmış. Ve Fenerbahçe de şampiyon olmuş. Senaryo belli yani.
|