
05.03.2008
Behçet Serim. "Tepeden inme" saha komiseri. 40 yıldır bizimle beraber salonlarda. Eski saygı ve sevgiyi artık salonlarda göremeyen Serim, ilgisizlikten şikayetçi.
Kendinizden biraz bahseder misiniz?
1939 Eyüp, İstanbul doğumluyum. 370 senelik İstanbulluyuz. İlkokul tahsilim var. Emekliyim.
Basketbolla olan alakanız nedir?
Eyüp’te, ilk basketbolla tanıştığımda, sevdiğim Şafakspor diye bir takım vardı. Bunun koçluğuyla başlamıştım. 4. kümede 78 takım arasında Şafakspor’u birinci yaptım. O sene bacağımı kırınca idare heyetine kızdım ve koçluğu bıraktım.
Antrenörken mi kırdınız bacağınızı?
Antrenör değildim ama antrenörden daha ileriydim. O kadar bir bilgim yoktu ama şansım vardı diyeceğim.
Hakem camiasına girişiniz nasıl oldu?
Şafakspor’u bıraktığım sırada, Allah rahmet eylesin Muzaffer Tunçalp, Sinan Baykan diye bir hakemimiz vasıtasıyla bana, tepeden inme “Behçet seni saha komiseri yaptım. Bugünden sonra saha komiserimsin” dedi. Size ve basketbola 40. senedir hizmet ediyorum. Bizim zamanımızda bu kadar salon olmamakla birlikte, Kadıköy Halk Eğitim, Eminönü Halk Eğitim, Taksim’den aşağıya inerken İTÜ’nün salonu vardı, öyle köhne salonlarda saha komiserliğine başladım. Ondan sonra sırasıyla buraya kadar da geldim.
Basketbol ve hakemler hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Basketbol bitiyor ve hakemlik camiası eski saygınlığını yitirdi.
Neden?
Bunu tekrar tekrar düşünüyorum. Hatta bir çok arkadaşla da tartışıyorum, bir İbrahim Kutluay olsun, bir Hidayet olsun, bir Kerem olsun, Türkiye’ye gelmedi, gelmez bir daha. Spor Sergi Sarayı, İstanbul’un ana rahmidir. Çocuklar, basketbol ve hakem dahi orada yetişiyordu. Ne zaman bu Spor Sergi Sarayı basketbolun elinden alındı, büyük bir gerileme başladı. O gün bugün geriliyor.
İstanbul’daki muhtelif salonlarda görev alıyorsunuz. Hakemleri değerlendirir misiniz?
Hakemlerde, eskiden olan sevgi-saygı yok. Denetleyen de yok. Bir gözlemci gelmiş ama hakeme eğilen yok. Bir Fatih Dalay, bir Recep Ankaralı basketbol oynarken FIBA hakemi oldular.
Hakemde bulunması gereken özellikler ne olmalı?
Eski disiplinleri bugün maalesef görmüyorum. Koçlarla ve koçların hakemlere davranışlarında çok aykırı durumlar oluyor. Ben milli maçlarda da saha komiserliği yaptım. Oradaki hakemlerin davranış şekilleriyle mukayese ettiğimde bizde büyük düşüş var.
Bizimle bir anınızı paylaşır mısınız?
Senesini tam çıkaramayacağım şimdi. Vaktiyle okul maçlarında saha komiserliği yapıyoruz. O zamanki Atatürk Fen Lisesi’nde maçlar oynanıyor. Rahmetli Muzaffer Tunçalp hocam dedi ki “Behçet, kimseyi sokmayacaksın, hatta veliler dahi girmeyecek içeri.” O ara bir baktık ki Fehmi Sadıkoğlu, elini kolunu sallayarak içeri girmeye kalktı. “Giremezsin” dedim. “Ben milli takım antrenörüyüm” dedi. Biz Sadıkoğlu’nu sahanın içine sokmadık. Bir baktık ki çatıya çıkmış, oradan maçı seyrediyor. Ertesi gün benim ve Muzaffer Hocamın gazetede resmi çıktı: “Saha komiseri ve ajan Fehmi Sadıkoğlu’nu sahaya sokmadı.”
Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Biz, saha komiserliğini büyük bir özveriyle yapıyoruz. Maddi şeyleri düşünmeden. Olaylara bakıyorum saha içinde ve dışında. Takımlar kendilerine göre bir saha komiseri seçiyorlar. Ve bugün olaylar büyümeye her zaman hazır bir vaziyette. Bizim zamanımızda koçlar olsun takım amigoları olsun hepsini tanıyorduk biz. Susturabiliyorduk biz ve büyük olaylar olmuyordu.
|