Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
11 Eylül 2010 , Cumartesi05:58 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

26.03.2008

Bu haftaki konuğumuz Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Basketbol Şubesi Sekreteri Fikret Cigal. Cigal sadece basketboldan değil 10 branştan sorumlu.


Röportajımıza Fikret Cigal’in kim olduğunu öğrenerek başlayabiliriz.

Gençlik spor İl Müdürlüğü’nde memur olarak çalışmaktayım. 25 senelik futbol yaşantısı ve profesyonel futbol ve antrenörlüğü var. Bunların içerisinde sosyal sporculuk yaşantısı ve 12 senelik futbol antrenörlüğü var.

 

Nerede antrenörlük yapıyorsunuz?

Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde 3 senedir Futbol ve Eğitim Elele Projesi’ni yürütüyoruz. Başlatmış olduğumuz projede 15 tane öğrencimiz, Doğa Okulları’nda şu anda burslu olarak okumakta. Yetiştirdiğimiz elit sporcuları da profesyonel takımlara hazırlayıp ve onları eğitimli sporcu olarak milli takım seviyelerinde Türk sporuna kazandırmaya çalışıyoruz.

 

Biz sizi Basketbol Şubesi Sekreteri olarak biliyorduk!!!

Tabi tabi… GSİM’de 10 senedir basketbol sekreterliği yapmaktayım.

 

Bu kadar futbolun içindeyken niçin basketbol sekreterliği?

Bizdeki branş dağılımlarını şöyle anlatayım; benim futboldaki profesyonelliğim nedeniyle, basketbol ve diğer takım sporlarının sistemini, programını daha iyi bildiğimden yetenek ve beceri doğrultusunda branşların daha sağlıklı yürüyebilmesini sağlamaya çalışıyorum.

 

Yani mecburen mi basketbol da size kalmış oldu?

Sonuçta devlet memurusunuz. Bir işi siz yapıyorsanız diğer işleri de yapabiliyorsunuz.  Futbol, basketbol, voleybol gibi takım sporlarının hepsi bir olduğu için herhangi bir sorun olmuyor. Ekseriyetle, federasyonlarla, kulüplerle iletişimi iyi sağlayan kişilere yükleniyor bu görevler.

 

Bu işleri yürütürken karşılaştığınız zorluklar neler?

Pek fazla bir zorluğu olmuyor. Zaten biliyorsunuz, biz, basketbol federasyonuyla bire bir çalışıyoruz. Haftalık program yapılmasında, hakem diyaloglarında, tesislerimizde problemler yok. Ufak tefek aksaklıklar olsa da onları da kendi aramızda çözümleyip, pek fazla dışarıya yansıtmadan müsabakaları hazır hale getiriyoruz.

 

İstanbul’un spordaki gelişimini arttırmak için neler yapabiliriz? Düşünceleriniz ve projeleriniz var mı?

Basketbol tesislerimizin biraz daha yeterli olması lazım. Salonlarımızın 6’yla sınırlı değil de en az 20 salon imkanımız olsa basketbolu daha iyi geliştiririz. Alt yapı müsabakalarının lig statülerini daha uzun bir süreçte tutarak sporcularımızın gelişimine daha sağlıklı bir ortam sağlamış oluruz.

 

İlk sırada salonlar mı var?

Diyelim ki bir minikler turnuvası yapacaksın, burada kategorileri ayırmamız lazım. Türkiye şampiyonasına hazırlanan takımların gruplarıyla, yaz okulları ve okul takımları gibi takımların ayrı bir statüde oynatılması sonucu daha kalite yakalayabiliriz diye düşünüyorum.

 

Hakem ücretlerinin banka aracılığıyla ödenmesi konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Bu konuya şöyle açıklık getireyim; biliyorsunuz, ücretler, düne kadar GSİM’nin kendi bütçesinden ödenen bir meblağdı. Bu durum, daha sonra İl Özel İdaresi'ne devredildi. İl Özel İdaresi 06.06.2007 tarih 1652-846 Bütçe Faslıyla hakemler, saha komiserleri, gözlemciler, salonda görev yapan personellere, onların kendi açmış oldukları hesaplara o hafta yapmış oldukları görevlerin karşılığı yatırıyor.

 

Artık Gençlik Spor İl Müdürlüğü’yle alakası yok yani…

Evet. Zaten GSİM hesabında olduğu zaman muntazam şakilde haftalık onaylar alınıp mutemetler aracılığıyla ödeme yapılıyordu. Ücretlerin ödenmesinde yaşanan sıkıntılar İl Özel İdaresi ile bizim aramızdaki sistem farklılığından kaynaklanıyordu. Ancak şimdi yavaş yavaş sistem rayına oturdu.

 

Size bağlı branşlarla ilgili sporcu veya kulüplerin dertleri oldukça fazladır herhalde?

Şikayetler olaylar oluyor tabi. Ama onların hepsini tatlı bir şekilde çözmeye uğraşıyoruz. Nerden bakarsanız günde 100 telefon geliyor ve herkesin derdini mümkün olduğunca çözmeye çalışıyoruz.

 

Bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Bir öğretmen hakemimiz Türkiye şampiyonasına gitmişti. 10 günlük bir devamsızlığı olmuş. Müfettişler soruşturma açmışlar. Benim muntazam bir şekilde tutmuş olduğum federasyon raporları MEB müfettişlerine verildi ve arkadaşımızın sorunu çözüldü.

 

Son olarak klasik sorumuz. İyi bir hakemde bulunması gereken özellikler nedir?

Basketbol hakemi, bir defa mesleğine saygılı olacak. Azimli olacak, pozisyonları çok yakından takip edecek, maç atmosferini çok iyi değerlendirecek. Hırs dediğim, her müsabakadan kendine ders çıkararak hep bir üst seviyeye, uluslararası arenaya çıkmak olmalı hedefi. Bildiğim kadarıyla uluslararası alanda bu aralar biraz sıkıntımız var.

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 692872