Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
11 Eylül 2010 , Cumartesi05:07 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

30.04.2008

Bu haftaki konuğumuz, daha çok İstanbul'da ayrı bir bölge olarak da nitelendirilebilecek Yakacık'ta görev almasının, hakemlikte yükselememesinde en büyük etken olduğunu düşünen, ancak ilgili birimlerin yeterince çalışmadığını da söylemekten çekinmeyen bir hakemimiz: Tamer Acar.


 

Kendinizden bahseder misiniz?

16.06.1978 yılında Sakarya'da doğdum. Beden Eğitimi öğretmeniyim. Evli ve bir kız çocuğu babasıyım. Basketbola Sakarya'da Atatürk Ortaokulu'nda başladım. Sporcu olarak devam ettiğim dönemde dönemin il temsilcisi Coşkun Bilir tarafından Sakarya'da açılan ve kurs hocalığını Cengiz Kahraman'ın yaptığı kurs ile 1997 yılında hakemliğe başladım. Oyuncu ve hakem olarak Sakarya'da devam ettim. 1999 yılında İstanbul'a atanmam dolayısı ile İstanbul bölgesinde hakemliğe devam etme kararı aldım ve bu günlere geldim!

 

Basketbol oynarken hakemlik yapmak nereden gedi aklınıza?

Oyuncu iken hakemlerle iyi bir diyaloğum yoktu. Hakemleri soğuk ve iletişimsiz olarak görmekteydim. Bu durumun değiştirilebileceğimi düşünerek Sakarya'da basketbolla ilgilenen ağabeylerimin de yönlendirmesi ile bu kararım gelişti ve bu camianın içinde yerimi aldım.

 

Neden antrenörlük değil de hakemlik? Ya da basketbolun içinde başka bir görev değil...

Az önce de bahsettiğim gibi nedenler belli. Tabii olaylara şu an başka bir durum içinde bakmaktayım. 2007-2008 basketbol sezonu sonunda ya da başka bir diğer deyişle 2008-2009 sezonu başında antrenörlük cephesine geçmem için bazı nedenleri barındırmıştı.

2007-2008 sezon başında belirlenen klasmanlarda, kendimi bir üst klasmanda bulamamam, hatta yukarıda bulamadığım gibi klasmandan düşürülmem bu camianın içinde yaşadığım 11 yılı gözden geçirmeme neden oldu. Acaba neden antrenörlük yapmadım sorusunu kendime sormadım değil.

 

Spor hayatınızdan biraz bahseder misiniz? Hangi takımlarda oynadınız?

Basketbola Sakarya'da Donatım Spor'da başladım. Daha sonra Şekerspor'da oynadım. 1993 yılında yıldız milli aday kadrosuna seçildim. 1994-95 yılında Fenerbahçe genç takımına geldim. Şimdiki saha komiserlerimizden Ayhan Dağalas menajerliğinde kadroya giremediğimden Netaş Spor'a gittim. O yıl Sakarya'da Besyo kazanmamdan dolayı geri memleketime döndüm. Üniversite ve bölgesel ligde oyunculuğa devam ettim

 

Evliliğinizin hakemliğinize etkileri nelerdir?

Olumlu etkileri çok fazla olmuştur. Eşimin de basketbol hakemi olması bir çok konuda kolaylıkla doğruyu bulmamda etkin oldu. 2002 yılı haziran ayında Beden Eğitimi ve ilimiz masa hakemi görevlisi olan Ayşegül Acar ile evlendim. 2006 yılı nisan ayında adını Dilay verdiğimiz bir kız çocuğumuz dünyaya geldi. Evlendiğim günden itibaren hakemliğin daha hızlı ilerlediğinin farkına vardım.

 

Programlara baktığımızda sizi daha çok Yakacık Spor Salonu'nda görüyoruz. Bu durumun özel bir nedeni var mı?

Pendik’te oturmamdan dolayı Yakacık Spor Salonu'nda görev almaya başladım. Salonun şehir merkezine uzak olması ve diğer hakemlerin malum sorunlardan dolayı Yakacık Spor Salonu'na fazla gelememesi, bizim (T. Acar, H.Öztürk, B.Yalazan, S.Kırıkçı, Z.Cangel) bu salonda daha fazla görev almamızı sağladı.

 

Hakemlikte C Klasmanından yukarı çıkamamanızın sebebi nedir?

Az önce bahsettiğim gibi "Yakacık Bölgesi" hakemi olmamız, gözlerden uzak olmamız, ve dönemin meşhur lafı ( yatırım yap(ama)mak) heralde kaybolan beş yılın nedeni idi. Bunda sadece dışarıdaki unsurlar değil; bizim de saygı ve sevgi ile görevimizi yerine getirmemiz, ses çıkartmamamız; bizim için "Onlar bizim çocuklar, ses çıkartmazlar" denilmesine neden oldu.

Ben son iki sezon sonunda da bir üst klasmana çıkmayı bekledim. Çok net şekilde bu beklenti içinde oldum. Örnekleme yapmak isterim; geçen sene bölgesel ligde normal sezonda 12 haftada 11 maça gittim, ikinci gurupta 6 haftada 4 hafta maça gittim ve yıldız erkekler bölge birinciliğinde görevlendirildim. Bu durum benim beklenti içinde olmamı sağladı. Tabi ki bu beklenti yukarı doğru idi fakat yukarı beklentisi içindeyken içinde bulunduğum en alt klasmandan da düşürüldüm. (Benimle birlikte 15 hakem) Acaba neden İstanbul’dan bu kadar hakem düştü? Neden Bursa değil? İstanbul’dan B’ye bir hakem çıktı. Acaba Bursa’dan kaç tane çıktı? Anadolu’dan kaç hakem çıktı bakmak lazım. TORPİL YOK BENCE DE.

Bu konu bence daha farklı platformlarda ve konuşulabilirse yüz yüze halledilmeli.

İstanbul’da hakemlik bitmeden tabii ki..

Komplo teorisi kurmaya gerek yok. Ne? Neden? Nasıl? Sormak lazım sorumlulara.

  

Sizce hakemlik nedir?

Bence hakemlik adil olmaktır, hesap yapmadan düdük çalmaktır. Bana bu düdükleri çalarsam maç vermezler düşüncesinden arınmaktır. Parayı ikinci plana atmaktır. Hakem olmak için her şeyi yapmak mübahtır demek değildir, ağabeylerine ses çıkarmamak, onlarla ters düşmemek için bildiğin doğrulardan vazgeçmemektir.

 

Beğendiğiniz hakemler var mı?

Faik Üçer, Ozan Fidan, Emre İnanbil, Murat Akar, Hüseyin Öztürk, Burak Yalazan.

Şu an itibariyle hakemlik yapıyorlar mı düşünmek lazım, nedenleriyle birlikte.

 

İstanbul hakemliği ne durumda sizce?

Hamle yapmak lazım. Kendi menfaatleri için işini bitirene kadar dernekte ya da komite yakınlarında ya da komitede olmak değildir. Net, pozitif ve faydalı olmak gerekir. Hakemliğin durumu bence belli değildir.

 

İyi bir hakemdeki kriterleriniz nelerdir?

Genç ve yeniliklere adapte olan, gelişmeci, dinleyen ve dinleten, hesap işlerinden anlamayan, fırsatçı olmayan, sırtına basmayan, sporun içinden gelen, basketbolu seven ve bunları geçen yıllara rağmen koruyan kişilerden olmalıdır.

 

Çok fazla hakemlik konuştuk, bize bir anınızı anlatır mısınız?

Sakarya'da düzenlenen geleneksel Hikmet Erdem Turnuvası vardır. 1997 yılında daha aday hakemken, çok beğendiğim hakem ağabeyim Haluk Yeşiloğlu'yla o turnuvada 2 maç yönetmiştim. Benim için ayrı yeri ve heyecanı olan bir anıdır. 11 yıl önce maç yönettiğim turnuvada şu an yeterli olmadığım düşünülerek görev verilmemesi ne gariptir. Gene hakemliğe giriş yapıyoruz sanırım...

 

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 692857