
30.04.2008
Bu haftaki konuğumuz, daha çok İstanbul'da ayrı bir bölge olarak da nitelendirilebilecek Yakacık'ta görev almasının, hakemlikte yükselememesinde en büyük etken olduğunu düşünen, ancak ilgili birimlerin yeterince çalışmadığını da söylemekten çekinmeyen bir hakemimiz: Tamer Acar.
Kendinizden bahseder misiniz?
16.06.1978 yılında Sakarya'da doğdum. Beden Eğitimi öğretmeniyim. Evli ve bir kız çocuğu babasıyım. Basketbola Sakarya'da Atatürk Ortaokulu'nda başladım. Sporcu olarak devam ettiğim dönemde dönemin il temsilcisi Coşkun Bilir tarafından Sakarya'da açılan ve kurs hocalığını Cengiz Kahraman'ın yaptığı kurs ile 1997 yılında hakemliğe başladım. Oyuncu ve hakem olarak Sakarya'da devam ettim. 1999 yılında İstanbul'a atanmam dolayısı ile İstanbul bölgesinde hakemliğe devam etme kararı aldım ve bu günlere geldim!
Basketbol oynarken hakemlik yapmak nereden gedi aklınıza?
Oyuncu iken hakemlerle iyi bir diyaloğum yoktu. Hakemleri soğuk ve iletişimsiz olarak görmekteydim. Bu durumun değiştirilebileceğimi düşünerek Sakarya'da basketbolla ilgilenen ağabeylerimin de yönlendirmesi ile bu kararım gelişti ve bu camianın içinde yerimi aldım.
Neden antrenörlük değil de hakemlik? Ya da basketbolun içinde başka bir görev değil...
Az önce de bahsettiğim gibi nedenler belli. Tabii olaylara şu an başka bir durum içinde bakmaktayım. 2007-2008 basketbol sezonu sonunda ya da başka bir diğer deyişle 2008-2009 sezonu başında antrenörlük cephesine geçmem için bazı nedenleri barındırmıştı.
2007-2008 sezon başında belirlenen klasmanlarda, kendimi bir üst klasmanda bulamamam, hatta yukarıda bulamadığım gibi klasmandan düşürülmem bu camianın içinde yaşadığım 11 yılı gözden geçirmeme neden oldu. Acaba neden antrenörlük yapmadım sorusunu kendime sormadım değil.
Spor hayatınızdan biraz bahseder misiniz? Hangi takımlarda oynadınız?
Basketbola Sakarya'da Donatım Spor'da başladım. Daha sonra Şekerspor'da oynadım. 1993 yılında yıldız milli aday kadrosuna seçildim. 1994-95 yılında Fenerbahçe genç takımına geldim. Şimdiki saha komiserlerimizden Ayhan Dağalas menajerliğinde kadroya giremediğimden Netaş Spor'a gittim. O yıl Sakarya'da Besyo kazanmamdan dolayı geri memleketime döndüm. Üniversite ve bölgesel ligde oyunculuğa devam ettim

Evliliğinizin hakemliğinize etkileri nelerdir?
Olumlu etkileri çok fazla olmuştur. Eşimin de basketbol hakemi olması bir çok konuda kolaylıkla doğruyu bulmamda etkin oldu. 2002 yılı haziran ayında Beden Eğitimi ve ilimiz masa hakemi görevlisi olan Ayşegül Acar ile evlendim. 2006 yılı nisan ayında adını Dilay verdiğimiz bir kız çocuğumuz dünyaya geldi. Evlendiğim günden itibaren hakemliğin daha hızlı ilerlediğinin farkına vardım.
Programlara baktığımızda sizi daha çok Yakacık Spor Salonu'nda görüyoruz. Bu durumun özel bir nedeni var mı?
Pendik’te oturmamdan dolayı Yakacık Spor Salonu'nda görev almaya başladım. Salonun şehir merkezine uzak olması ve diğer hakemlerin malum sorunlardan dolayı Yakacık Spor Salonu'na fazla gelememesi, bizim (T. Acar, H.Öztürk, B.Yalazan, S.Kırıkçı, Z.Cangel) bu salonda daha fazla görev almamızı sağladı.
Hakemlikte C Klasmanından yukarı çıkamamanızın sebebi nedir?
Az önce bahsettiğim gibi "Yakacık Bölgesi" hakemi olmamız, gözlerden uzak olmamız, ve dönemin meşhur lafı ( yatırım yap(ama)mak) heralde kaybolan beş yılın nedeni idi. Bunda sadece dışarıdaki unsurlar değil; bizim de saygı ve sevgi ile görevimizi yerine getirmemiz, ses çıkartmamamız; bizim için "Onlar bizim çocuklar, ses çıkartmazlar" denilmesine neden oldu.
Ben son iki sezon sonunda da bir üst klasmana çıkmayı bekledim. Çok net şekilde bu beklenti içinde oldum. Örnekleme yapmak isterim; geçen sene bölgesel ligde normal sezonda 12 haftada 11 maça gittim, ikinci gurupta 6 haftada 4 hafta maça gittim ve yıldız erkekler bölge birinciliğinde görevlendirildim. Bu durum benim beklenti içinde olmamı sağladı. Tabi ki bu beklenti yukarı doğru idi fakat yukarı beklentisi içindeyken içinde bulunduğum en alt klasmandan da düşürüldüm. (Benimle birlikte 15 hakem) Acaba neden İstanbul’dan bu kadar hakem düştü? Neden Bursa değil? İstanbul’dan B’ye bir hakem çıktı. Acaba Bursa’dan kaç tane çıktı? Anadolu’dan kaç hakem çıktı bakmak lazım. TORPİL YOK BENCE DE.
Bu konu bence daha farklı platformlarda ve konuşulabilirse yüz yüze halledilmeli.
İstanbul’da hakemlik bitmeden tabii ki..
Komplo teorisi kurmaya gerek yok. Ne? Neden? Nasıl? Sormak lazım sorumlulara.
Sizce hakemlik nedir?
Bence hakemlik adil olmaktır, hesap yapmadan düdük çalmaktır. Bana bu düdükleri çalarsam maç vermezler düşüncesinden arınmaktır. Parayı ikinci plana atmaktır. Hakem olmak için her şeyi yapmak mübahtır demek değildir, ağabeylerine ses çıkarmamak, onlarla ters düşmemek için bildiğin doğrulardan vazgeçmemektir. 
Beğendiğiniz hakemler var mı?
Faik Üçer, Ozan Fidan, Emre İnanbil, Murat Akar, Hüseyin Öztürk, Burak Yalazan.
Şu an itibariyle hakemlik yapıyorlar mı düşünmek lazım, nedenleriyle birlikte.
İstanbul hakemliği ne durumda sizce?
Hamle yapmak lazım. Kendi menfaatleri için işini bitirene kadar dernekte ya da komite yakınlarında ya da komitede olmak değildir. Net, pozitif ve faydalı olmak gerekir. Hakemliğin durumu bence belli değildir.
İyi bir hakemdeki kriterleriniz nelerdir?
Genç ve yeniliklere adapte olan, gelişmeci, dinleyen ve dinleten, hesap işlerinden anlamayan, fırsatçı olmayan, sırtına basmayan, sporun içinden gelen, basketbolu seven ve bunları geçen yıllara rağmen koruyan kişilerden olmalıdır.
Çok fazla hakemlik konuştuk, bize bir anınızı anlatır mısınız?
Sakarya'da düzenlenen geleneksel Hikmet Erdem Turnuvası vardır. 1997 yılında daha aday hakemken, çok beğendiğim hakem ağabeyim Haluk Yeşiloğlu'yla o turnuvada 2 maç yönetmiştim. Benim için ayrı yeri ve heyecanı olan bir anıdır. 11 yıl önce maç yönettiğim turnuvada şu an yeterli olmadığım düşünülerek görev verilmemesi ne gariptir. Gene hakemliğe giriş yapıyoruz sanırım...
|