Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
11 Eylül 2010 , Cumartesi05:46 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

13.08.2008

Powerade PCA kampının mimarlarından Gökmen Ertan bu haftaki konuğumuz. Muratcan Üner'le birlikte sporcuların performanslarını değerlendiren ve performanslarını yükseltmeye yardımcı olan bir kamp düzenliyorlar. Peki bu kamp hakemler için neden olmuyor dedik?..


Kendinizden bahseder misiniz?

Basketbolla İstanbul Üniversitesi’nde 7-8 yaşlarındayken Veterinerlik Fakültesi’nde spor okuluyla tanıştım. Daha sonra İstanbul Üniversitesi takımında oynadım. 3 sene Türkiye şampiyonasına katıldık, 2 kez üst üste Türkiye şampiyonu olduk. Küçük, yıldız, genç takımlarda oynadım. Araya sakatlıklar girdi, boyum uzamadı derken A takım da olmadı. Baktım basketbolcu olamayacağım... O sıralar Amerika’da yaşayan amcam sayesinde NBA’le tanıştım. Jordan, Johnson, Bird furyası derken hayatımda basketbol dergileri oldu. Amcam vasıtasıyla gelen kasetler, bilgiler derken Ahmet Kurt’la Basket Dergisi’ni çıkardık. Sonra Pivot dergisinin sahipleriyle tanışıklığımız oldu. Bir dergi çıkaralım dediler. Ne yapalım ne edelim derken güzel bir ekip kurularak 1996’da Pivot dergisini çıkardık. 3 yıl sonra maddi zorluklar yüzünden kapatmak zorunda kaldık. Ailevi işlerle uğraştım bir süre. 2001’de askere gittim. Dönüşte basketbol dergilerini yeniden ayaklandırabilir miyiz sevdasıyla yeniden yeni bir grupla Pivot’a hayat verdik. (Ayşen-Ferda Dilman ikilisiyle) Geçen yazın sonuna kadar yayın hayatında kaldık ancak yine maddi sorunlar nedeniyle kapandı. Sponsor desteği, reklam olmayınca...

 

Sponsorluk ve reklam anlaşmaları Türk basketbolunun bir problemi olarak her yerde karşımıza çıkıyor...

Evet. Basketbol dergiciliğinin, basınının en büyük problemi.

 

Galiba futbol kadar yoğun talep olmamasından kaynaklanıyor bu durum?

Basketbol dergileri, futbol dergilerinden Türkiye’de daha fazla satar. Basketbol okuru, daha fazla ilgilidir bu spora. Burada satılan dergilerde sorun yok, sorun ilanlarda ve sponsorluklarda. Futbolda çok fazla sponsor var, basketbolda yok.

 

Bu kadar okuyan varken reklam vermemek bir tezat teşkil etmiyor mu?

Ne yazık ki öyle. Bakın kaç tane dergi kapandı. Basket, Pivot, Fast Break, 6. Adam, Fanatik Basket... Hepsi gitti. Şimdi sadece Amerikan menşeli dergiler Türkiye’de kaldı. Onlar da ne kadar hayatta kalacaklar?.. Ayrıca Türk basketboluyla ilgili bir içerikleri yok. Sadece 1. ligde şampiyon kim oldu, sezon tanıtımı. O şekilde geçiştiriliyor. Türk halkı Amerikan basketbolunu okuyor ve hoşlanıyor.

 

Niçin Amerikan basketbolundan hoşlanıyoruz?

NBA, kendisini çok iyi tanıtıyor, pazarlıyor. Biz kendi liglerimizin ve değerlerimizin farkında değiliz. Onları pazarlayamıyoruz.

 

Bizim ligimiz değerli mi sizce?

Değerli olmaz olur mu. Bence çok değerli. Yıllarca Efes Pilsen, Ülker egomonyası vardı. Şimdi kulüp takımları girdi işin içine. Bu takımların güçlenmesi basketbola olan ilgiyi daha da arttıracaktır.

 

Ancak bu takımları Ülker destekliyor...

Aynen öyle. Ama şu da bir gerçek; bu durum çoktandır olmalıydı. Belki de Efes Pilsen Galatasaray’a sponsor olmalıydı, Ülker Fenerbahçe’ye, Telekom Beşiktaş’a... Ülker bunun farkına vardı. Ülker’ken yapamadığı reklamı Fenerbahçe Ülker olduktan sonra inanılmaz yapmaya başladı. Tribünler dolmaya başladı. Ülker-Efes Pilsen serisi olduğunda tribündeki seyircileri elle sayabilirdik. Ama şimdi bir Fenerbahçe Ülker-Efes Pilsen serileri full, Telekom-Bşiktaş Cola Turka serisi full... Bu şekildeki sponsorluk ne kadar doğru derseniz o bir muamma. Ama 3 büyük kulübün çok büyük taraftar potansiyeli var. Sponsorların bu durumu değerlendirmeleri gerekiyor.

 

Gelelim yaptığınız işe. Neler yapıyorsunuz, sporcular sizden nasıl faydalanıyor? Anlatır mısınız?

Profesyonel sporcular için kamp yapıyoruz. Daha çok Amerika’da yaygın olan, orada sadece basketbol için değil, Amerikan futbolu, buz hokeyi, tenis gibi spor dallarının profesyonel oyuncularının performanslarını daha üst düzeye çıkarmaları için yapılan bir kamp. Genelde yaz dönemlerinde yapılıyor. Başlangıcı Michel Jordaon’la oldu. Özel antrenörüyle çalışarak her yaz kendine bir şeyler ekledi. Hepimiz bu geçen sene fade away atmazken nasıl oldu da şimdi atıyor, nasıl 3’lük atıyor, sağa hareketle çok rahat geçerken sola da geçmeye nasıl başladı?.. Her sene her sene üzerine bir şeyler ekledi. Bunlar profesyonel antrenörlerle çalışarak yapıldı. Basketbolu bıraktı, daha sonra döndü. O geri dönüşünü sağlayan hocası Amerika’da çok müthiş yerlere geldi. Bir çok oyuncuyla çalışmaya başladı. NBA’de 1-2-3 derken bir çok oyuncu kendine özel antrenörlerle çalışmaya başladı. Biz bunları inceledik. Muratcan Üner, Hidayet Türkoğlu’yla çalışıyordu. Onunla birlikte San Antonio’ya, Sacramento’ya gitti. Hido’yla kondisyon antrenörleri kamplarına katıldı. Muratcan’ın oradaki bilgi ve birikimleriyle burada bir kamp yapmaya karar verdik. Amacımız sadece profesyonel sporculara değil, alt yapı sporcularına da hizmet verebilmek. Amerika’daki yeni nesil de bu şekilde çalışıyor. Önce testlerle fiziksel ve fizyolojik durumları ortaya çıkarılıyor. Eksiklikleri, dünyadaki iyi sporcularla aynı bareme getirilmeye çalışılıyor. Biz de burada testlerimizi yapıyoruz. Yaş gruplarına göre, iyi  sporcularla karşılaştırıp eksik olan yönlerini (süratte devamlılığı, reaksiyon süresi, hızı, sıçraması) tespit edip, o doğrultuda çalıştırıyoruz. Kamplarımız 3 hafta sürüyor. 3 hafta sonra aynı testleri bir kez daha yapıyoruz ve sporcuların nereden nereye geldiğini gösteriyoruz. Normalde bu kampın süresi 8 hafta. Bizim 3 hafta yapma nedenimiz, Türkiye’de profesyonel anlamda çok fazla sporcu olmayışı. Sporcularımız daha çok tatil yapmak istiyor. Ouncuları zor ikna ediyoruz. Ancak gelen oyuncuların hepsi çok memnun.

 

Oyuncuları nasıl ikna ediyorsunuz?

Hidayet’i örnek gösteriyoruz. Amerika’dan çok yoğun bir maç temposundan geliyor, ufak bir tatil yapıyor ve tekrar çalışmaya başlıyor. Hidayet de gelip testlerimize katıldı. Amerika’da da bu testleri yaptırıyor. Burada olduğunu duyup, Muratcan’a da güvenince gelip bizimle çalışıyor.

 

A takım seviyesinde başka kimler var?

Muratcan, basketbol bayan milli takımıyla çalıştı. Milli takımdaki bayan oyuncular, kendilerindeki performans artışını görüp çok memnun kaldılar. Bir çok bayan basketbolcuyla çalışıyoruz. Geçen sene Galatasaray’da çalışıyordu Muratcan. Oradaki oyuncuların performans artışı şöyle görüldü; Fenerbaçe’nin daha üstün bir kadro yapısı olmasına rağmen finalde Fenerbahçe’yi oldukça zorladı ve ancak 5 maç sonunda finali kaybetti. Galtasaray’ın bu başarısı bizim için büyük reklam oldu. Şimdi çalıştığımız 1. lig seviyesindeki oyuncuların başarıları, bizim tanınmamız açısından biraz daha etkili olacak.

 

Anladığım kadarıyla hep oyuncularla çalışıyorsunuz. Hakemler için düşünmediniz mi bu kampı?

Hiç düşünmedik açıkçası ama hakemleri de çalıştırabiliriz. Basketbol dışında voleybol, futbol, tenisten sporcularımız var. Hatta kürekçi, yelkenci, dağcı başvurdu ama hiç bir hakem başvurmadı.

 

Duymadıklarından olabilir...

Belki de. Hakemlerle çalışmak güzel olur...

 

Kamplarınız 3’er hafta ve Temmuz’da başladı diyelim. Sezon Ekim’de başlıyor. Arada geçen zaman zarfında oyuncu performanslarında tekrar bir düşme olmayacak mı?

Düşmeyecek. Takımların toplanmaları ağustos ayı gibi olduğun için. Biz, takım kamplarından önce sporcuları hazırlıyoruz ve kamplarına hazır bir şekilde katılmış oluyorlar. Kendisindeki artışı gören bir çok sporcu 2. döneme de geldiler.

 

Kış sezonu yani ligler başlayınca ne yapacaksınız?

Kampları kışın başka şehirlere çevirmeyi düşünüyoruz. Büyük bir ihtimalle takımlara danışmanlık hizmeti de vereceğiz. Görüştüğümüz takımlar var. Sezon boyunca bütün hizmetlerini biz vereceğiz.

 

Bu kampların ücretleri ne kadar? Hakemler için en son ne olur?.. (Profesyonel değiliz ya!)

Profesyonel değilsiniz ama A, B, C seviyesinde hakemler var. Seviyeye göre ücretlendirebiliriz. A takımı oyuncuları için kampımız 1.500 YTL, 2. lig oyuncuları için 1.200 YTL, bölgesel lig oyuncuları için 800 YTL ve alt yapı oyuncuları için de 650 YTL. Bu senenin fiyatı bunlar. Denemek için belirlediğimiz ücret. Zaten bir kısmı test masrafı oluyor. Ağustos ayında isteyen takımlara sadece maliyetine test yapacağız ki antrenörler oyuncularının ne seviyede olduğunu görsün ve ona göre çalıştırsın. Ayrıca test sonuçlarına göre programlarını da yazacağız.

 

İstanbul dışından katılan sporcu var mı?

Ankara’dan bir tane sporcu var. Bir sonraki döneme de Ankara’dan 2 sporcu katılacak.

 

Diğer şehirlerden çok fazla katılım yok görünüş olarak. Siz gitmeyi planlıyor musunuz?

Önümüzdeki senelerde İstanbul dışında da yapmayı düşünüyoruz. Diğer şehirlerden gelenlere konaklama yerini çok fazla sağlayamadık. Bizim asıl amacımız tesisleşmek. Büyük bir tesis kurmak istiyoruz. Onun araştırması içindeyiz şu an. Aslında İstanbul dışından daha fazla kişi aradı ancak konaklama sağlayamadığımız için gelemediler. Ancak önmüzdeki senelerde bu sorunu halledeceğiz.

 

Biraz da hakem konuşalım. Oyuncuyken hakemlerle ilişkileriniz nasıldı?

Çok kötüydü. Ben haşarı bir çocuktum herhalde, bütün hakemlerin kasıtlı olarak ters karar verdiğine inanıyordum. Hep karşı takımı kolladıklarını düşünüyordum. (Oysaki yokmuş) Yıldız ve genç takımda oynarken çok teknik faulüm vardır.

 

Şu anda da basketbol liglerini takip ediyorsunuzdur. Hakemleri nasıl buluyorsunuz? Sizin genç takımda oynadığınız zamanki gibiler mi?

Tüm hakemler için aynı şeyler söylenmez ama yanlış şeyler de oluyor. Nasıl ki oyuncuların özel hayatlarındaki problemleri, sahadaki performanslarını etkiliyorsa aynı şekilde hakemlerden de her zaman üst seviye bir performans beklenmemeli diye düşünüyorum. Bir basketbol yazarı olarak ve bir takım taraftarı olarak, en ufak yanlış karar sonrası agresifleşip ters şeyler söyleyebilirim. Ama doğru olan bu değil tabi ki.

 

Peki bir seyirci olarak sahada hakemlerden ne bekliyorsunuz?

Sadece görevlerini yapmalarını bekliyorum. Anlayış bekliyorum. Sporcuların maç içindeki stresiyle yanlış şeyler yapabilme lüksleri olmamasına rağmen yapmaları durumunda biraz daha toleranslı davranmalarını bekliyorum. Fazla da bir şey beklemiyorum. Herkesin yaptığı gibi işlerini yaptıkları takdirde en güzel şekilde devam edecektir.

 

Kamp ile ayrılı bilgiyi http://www.sporcukampi.com/ adresinden edinebilirsiniz.

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 692869