
13.08.2008
Powerade PCA kampının mimarlarından Gökmen Ertan bu haftaki konuğumuz. Muratcan Üner'le birlikte sporcuların performanslarını değerlendiren ve performanslarını yükseltmeye yardımcı olan bir kamp düzenliyorlar. Peki bu kamp hakemler için neden olmuyor dedik?..
Kendinizden bahseder misiniz?
Basketbolla İstanbul Üniversitesi’nde 7-8 yaşlarındayken Veterinerlik Fakültesi’nde spor okuluyla tanıştım. Daha sonra İstanbul Üniversitesi takımında oynadım. 3 sene Türkiye şampiyonasına katıldık, 2 kez üst üste Türkiye şampiyonu olduk. Küçük, yıldız, genç takımlarda oynadım. Araya sakatlıklar girdi, boyum uzamadı derken A takım da olmadı. Baktım basketbolcu olamayacağım... O sıralar Amerika’da yaşayan amcam sayesinde NBA’le tanıştım. Jordan, Johnson, Bird furyası derken hayatımda basketbol dergileri oldu. Amcam vasıtasıyla gelen kasetler, bilgiler derken Ahmet Kurt’la Basket Dergisi’ni çıkardık. Sonra Pivot dergisinin sahipleriyle tanışıklığımız oldu. Bir dergi çıkaralım dediler. Ne yapalım ne edelim derken güzel bir ekip kurularak 1996’da Pivot dergisini çıkardık. 3 yıl sonra maddi zorluklar yüzünden kapatmak zorunda kaldık. Ailevi işlerle uğraştım bir süre. 2001’de askere gittim. Dönüşte basketbol dergilerini yeniden ayaklandırabilir miyiz sevdasıyla yeniden yeni bir grupla Pivot’a hayat verdik. (Ayşen-Ferda Dilman ikilisiyle) Geçen yazın sonuna kadar yayın hayatında kaldık ancak yine maddi sorunlar nedeniyle kapandı. Sponsor desteği, reklam olmayınca...
Sponsorluk ve reklam anlaşmaları Türk basketbolunun bir problemi olarak her yerde karşımıza çıkıyor...
Evet. Basketbol dergiciliğinin, basınının en büyük problemi.
Galiba futbol kadar yoğun talep olmamasından kaynaklanıyor bu durum?
Basketbol dergileri, futbol dergilerinden Türkiye’de daha fazla satar. Basketbol okuru, daha fazla ilgilidir bu spora. Burada satılan dergilerde sorun yok, sorun ilanlarda ve sponsorluklarda. Futbolda çok fazla sponsor var, basketbolda yok.
Bu kadar okuyan varken reklam vermemek bir tezat teşkil etmiyor mu?
Ne yazık ki öyle. Bakın kaç tane dergi kapandı. Basket, Pivot, Fast Break, 6. Adam, Fanatik Basket... Hepsi gitti. Şimdi sadece Amerikan menşeli dergiler Türkiye’de kaldı. Onlar da ne kadar hayatta kalacaklar?.. Ayrıca Türk basketboluyla ilgili bir içerikleri yok. Sadece 1. ligde şampiyon kim oldu, sezon tanıtımı. O şekilde geçiştiriliyor. Türk halkı Amerikan basketbolunu okuyor ve hoşlanıyor.
Niçin Amerikan basketbolundan hoşlanıyoruz?
NBA, kendisini çok iyi tanıtıyor, pazarlıyor. Biz kendi liglerimizin ve değerlerimizin farkında değiliz. Onları pazarlayamıyoruz.
Bizim ligimiz değerli mi sizce?
Değerli olmaz olur mu. Bence çok değerli. Yıllarca Efes Pilsen, Ülker egomonyası vardı. Şimdi kulüp takımları girdi işin içine. Bu takımların güçlenmesi basketbola olan ilgiyi daha da arttıracaktır.
Ancak bu takımları Ülker destekliyor...
Aynen öyle. Ama şu da bir gerçek; bu durum çoktandır olmalıydı. Belki de Efes Pilsen Galatasaray’a sponsor olmalıydı, Ülker Fenerbahçe’ye, Telekom Beşiktaş’a... Ülker bunun farkına vardı. Ülker’ken yapamadığı reklamı Fenerbahçe Ülker olduktan sonra inanılmaz yapmaya başladı. Tribünler dolmaya başladı. Ülker-Efes Pilsen serisi olduğunda tribündeki seyircileri elle sayabilirdik. Ama şimdi bir Fenerbahçe Ülker-Efes Pilsen serileri full, Telekom-Bşiktaş Cola Turka serisi full... Bu şekildeki sponsorluk ne kadar doğru derseniz o bir muamma. Ama 3 büyük kulübün çok büyük taraftar potansiyeli var. Sponsorların bu durumu değerlendirmeleri gerekiyor.
Gelelim yaptığınız işe. Neler yapıyorsunuz, sporcular sizden nasıl faydalanıyor? Anlatır mısınız?
Profesyonel sporcular için kamp yapıyoruz. Daha çok Amerika’da yaygın olan, orada sadece basketbol için değil, Amerikan futbolu, buz hokeyi, tenis gibi spor dallarının profesyonel oyuncularının performanslarını daha üst düzeye çıkarmaları için yapılan bir kamp. Genelde yaz dönemlerinde yapılıyor. Başlangıcı Michel Jordaon’la oldu. Özel antrenörüyle çalışarak her yaz kendine bir şeyler ekledi. Hepimiz bu geçen sene fade away atmazken nasıl oldu da şimdi atıyor, nasıl 3’lük atıyor, sağa hareketle çok rahat geçerken sola da geçmeye nasıl başladı?.. Her sene her sene üzerine bir şeyler ekledi. Bunlar profesyonel antrenörlerle çalışarak yapıldı. Basketbolu bıraktı, daha sonra döndü. O geri dönüşünü sağlayan hocası Amerika’da çok müthiş yerlere geldi. Bir çok oyuncuyla çalışmaya başladı. NBA’de 1-2-3 derken bir çok oyuncu kendine özel antrenörlerle çalışmaya başladı. Biz bunları inceledik. Muratcan Üner, Hidayet Türkoğlu’yla çalışıyordu. Onunla birlikte San Antonio’ya, Sacramento’ya gitti. Hido’yla kondisyon antrenörleri kamplarına katıldı. Muratcan’ın oradaki bilgi ve birikimleriyle burada bir kamp yapmaya karar verdik. Amacımız sadece profesyonel sporculara değil, alt yapı sporcularına da hizmet verebilmek. Amerika’daki yeni nesil de bu şekilde çalışıyor. Önce testlerle fiziksel ve fizyolojik durumları ortaya çıkarılıyor. Eksiklikleri, dünyadaki iyi sporcularla aynı bareme getirilmeye çalışılıyor. Biz de burada testlerimizi yapıyoruz. Yaş gruplarına göre, iyi sporcularla karşılaştırıp eksik olan yönlerini (süratte devamlılığı, reaksiyon süresi, hızı, sıçraması) tespit edip, o doğrultuda çalıştırıyoruz. Kamplarımız 3 hafta sürüyor. 3 hafta sonra aynı testleri bir kez daha yapıyoruz ve sporcuların nereden nereye geldiğini gösteriyoruz. Normalde bu kampın süresi 8 hafta. Bizim 3 hafta yapma nedenimiz, Türkiye’de profesyonel anlamda çok fazla sporcu olmayışı. Sporcularımız daha çok tatil yapmak istiyor. Ouncuları zor ikna ediyoruz. Ancak gelen oyuncuların hepsi çok memnun.
Oyuncuları nasıl ikna ediyorsunuz?
Hidayet’i örnek gösteriyoruz. Amerika’dan çok yoğun bir maç temposundan geliyor, ufak bir tatil yapıyor ve tekrar çalışmaya başlıyor. Hidayet de gelip testlerimize katıldı. Amerika’da da bu testleri yaptırıyor. Burada olduğunu duyup, Muratcan’a da güvenince gelip bizimle çalışıyor.
A takım seviyesinde başka kimler var?
Muratcan, basketbol bayan milli takımıyla çalıştı. Milli takımdaki bayan oyuncular, kendilerindeki performans artışını görüp çok memnun kaldılar. Bir çok bayan basketbolcuyla çalışıyoruz. Geçen sene Galatasaray’da çalışıyordu Muratcan. Oradaki oyuncuların performans artışı şöyle görüldü; Fenerbaçe’nin daha üstün bir kadro yapısı olmasına rağmen finalde Fenerbahçe’yi oldukça zorladı ve ancak 5 maç sonunda finali kaybetti. Galtasaray’ın bu başarısı bizim için büyük reklam oldu. Şimdi çalıştığımız 1. lig seviyesindeki oyuncuların başarıları, bizim tanınmamız açısından biraz daha etkili olacak.
Anladığım kadarıyla hep oyuncularla çalışıyorsunuz. Hakemler için düşünmediniz mi bu kampı?
Hiç düşünmedik açıkçası ama hakemleri de çalıştırabiliriz. Basketbol dışında voleybol, futbol, tenisten sporcularımız var. Hatta kürekçi, yelkenci, dağcı başvurdu ama hiç bir hakem başvurmadı.
Duymadıklarından olabilir...
Belki de. Hakemlerle çalışmak güzel olur...
Kamplarınız 3’er hafta ve Temmuz’da başladı diyelim. Sezon Ekim’de başlıyor. Arada geçen zaman zarfında oyuncu performanslarında tekrar bir düşme olmayacak mı?
Düşmeyecek. Takımların toplanmaları ağustos ayı gibi olduğun için. Biz, takım kamplarından önce sporcuları hazırlıyoruz ve kamplarına hazır bir şekilde katılmış oluyorlar. Kendisindeki artışı gören bir çok sporcu 2. döneme de geldiler.
Kış sezonu yani ligler başlayınca ne yapacaksınız?
Kampları kışın başka şehirlere çevirmeyi düşünüyoruz. Büyük bir ihtimalle takımlara danışmanlık hizmeti de vereceğiz. Görüştüğümüz takımlar var. Sezon boyunca bütün hizmetlerini biz vereceğiz.
Bu kampların ücretleri ne kadar? Hakemler için en son ne olur?.. (Profesyonel değiliz ya!)
Profesyonel değilsiniz ama A, B, C seviyesinde hakemler var. Seviyeye göre ücretlendirebiliriz. A takımı oyuncuları için kampımız 1.500 YTL, 2. lig oyuncuları için 1.200 YTL, bölgesel lig oyuncuları için 800 YTL ve alt yapı oyuncuları için de 650 YTL. Bu senenin fiyatı bunlar. Denemek için belirlediğimiz ücret. Zaten bir kısmı test masrafı oluyor. Ağustos ayında isteyen takımlara sadece maliyetine test yapacağız ki antrenörler oyuncularının ne seviyede olduğunu görsün ve ona göre çalıştırsın. Ayrıca test sonuçlarına göre programlarını da yazacağız.
İstanbul dışından katılan sporcu var mı?
Ankara’dan bir tane sporcu var. Bir sonraki döneme de Ankara’dan 2 sporcu katılacak.
Diğer şehirlerden çok fazla katılım yok görünüş olarak. Siz gitmeyi planlıyor musunuz?
Önümüzdeki senelerde İstanbul dışında da yapmayı düşünüyoruz. Diğer şehirlerden gelenlere konaklama yerini çok fazla sağlayamadık. Bizim asıl amacımız tesisleşmek. Büyük bir tesis kurmak istiyoruz. Onun araştırması içindeyiz şu an. Aslında İstanbul dışından daha fazla kişi aradı ancak konaklama sağlayamadığımız için gelemediler. Ancak önmüzdeki senelerde bu sorunu halledeceğiz.
Biraz da hakem konuşalım. Oyuncuyken hakemlerle ilişkileriniz nasıldı?
Çok kötüydü. Ben haşarı bir çocuktum herhalde, bütün hakemlerin kasıtlı olarak ters karar verdiğine inanıyordum. Hep karşı takımı kolladıklarını düşünüyordum. (Oysaki yokmuş) Yıldız ve genç takımda oynarken çok teknik faulüm vardır.
Şu anda da basketbol liglerini takip ediyorsunuzdur. Hakemleri nasıl buluyorsunuz? Sizin genç takımda oynadığınız zamanki gibiler mi?
Tüm hakemler için aynı şeyler söylenmez ama yanlış şeyler de oluyor. Nasıl ki oyuncuların özel hayatlarındaki problemleri, sahadaki performanslarını etkiliyorsa aynı şekilde hakemlerden de her zaman üst seviye bir performans beklenmemeli diye düşünüyorum. Bir basketbol yazarı olarak ve bir takım taraftarı olarak, en ufak yanlış karar sonrası agresifleşip ters şeyler söyleyebilirim. Ama doğru olan bu değil tabi ki.
Peki bir seyirci olarak sahada hakemlerden ne bekliyorsunuz?
Sadece görevlerini yapmalarını bekliyorum. Anlayış bekliyorum. Sporcuların maç içindeki stresiyle yanlış şeyler yapabilme lüksleri olmamasına rağmen yapmaları durumunda biraz daha toleranslı davranmalarını bekliyorum. Fazla da bir şey beklemiyorum. Herkesin yaptığı gibi işlerini yaptıkları takdirde en güzel şekilde devam edecektir.
Kamp ile ayrılı bilgiyi http://www.sporcukampi.com/ adresinden edinebilirsiniz.
|