
19.11.2008
Bu haftaki konuğumuz Türkiye'nin en önemli basketbol adamlarından ve antrenörlerinden biri olan Cavit Altunay. Kendisinin www. istanbulbasket.org'da yayınlanan bir yazısını köşemize taşıdık.
Basketbol denince, neden ilk akıla gelen Amerika oluyor? Çok mu iyiler? Reklam gücü olmasın…
“Doğru örnek“ olarak kabul edilmeli mi?
Bizim ile ne farkları var? Düşünen oldu mu? Bilen var mı?
Realist olalım. Son Dünya Şampiyonasında Amerika komşumuzdu.
Amerika Beşinci, biz Altıncı olmuştuk da….
Türkiye, her 18 ve 16 yaş altı şampiyonalarında favoriler arasında. Alınan dereceler de, ispatlıyor bunu.
Ayrıca, liseler Dünya şampiyonalarında kaç kez şampiyon olduk?
Amerika bu alanda katılımcı. Madalya dağıtımında yok.
İşte burada durup düşünmek lazım.
Altyapıda ön planda, erişkinler ise dümenci nasıl olunur?
DOĞRU cevabı bulunmadan daha ileri gitmemize imkan yoktur.
***
Sporda hakiki başarı halk kitlesine ulaşmaktır.
ABD yönetim konusunda bizden çok, ama çok ileri.
Palavra devri geçilmiş. Hakikate ulaşılmış.
Spor altyapısı, okullara kavuşmuş.
Hakikati görmek için, karşılaştırmalı bazı rakamlar vereceğim.
Amerika 302 milyon. Bizden 4 misli büyük.
2007-2008 sezonu, lise spor raporu:
Talebelerin 54,8% spor yapıyor. Eğlence için değil. Yarışıyor.
Aktif sporcu sayısı: Kız 3.057.266 – Erkek 4.372.115
Bizde de 750.000 kız – 1.000.000 erkek sporcu olmalıydı.
Bizde spor yapan talebe sayısı ne kadar? Ya yüzde?
Aşağıdaki liste, bizde de kabul gören sporlardaki sporcu sayılarıdır.
Kız Erkek
Basketbol 500.000 550.000
Futbol 346.500 384.000
Atletizm 447.500 550.000
Voleybol 400.000
Kros 200.000 220.000
Tenis 200.000 160.000
Yüzme 170.000 110.000
Güreş ? 260.000
( Amerikan futbolu 1.100.000 )
Ayrıca, Competitive Sprit Squad ( cheer leader, dans, bando vs.vs )
Kızlarda 110.000 çok popüler.
Hakikat nedir? Onu da söyleyelim…
Bizde, ne kadar spor dalı varsa, kız-erkek, bütün sporcuları basketbolcu kabul edelim, Amerika’da, basketbol oynayan kız sayısının 20% sine dahi ulaşamıyor.
Bu fark, iki ülke arasındaki yönetim farkıdır.
Bizde basketbol lisansı, kız-erkek, genç-veteran toplamı < 30.000.
10 – 12 sene önce “ Altyapıyı okullara açalım ” demiştim.
İlgi gösterilmedi. Gene, hatırlatmak görevim.
Spor, okullara girmedikçe, 1000 sene geçse, bu dehşet verici istatistik değişmeyecek.
Değişimi imkansız zannediyorlar. Halbuki hiç de öyle değil.
Türkiye’de, yaklaşık 30.000 ilkokul var.
Bu okulların, 10% si müsabakalara katılsa 3.000 okul eder.
Her ilkokul, Küçük ve Yıldız kategorisine katılacak.
Yani, 3.000 x 2 = 6.000 kız takımımız olacak.
15 oyuncu ile, 90.000 kız basketbolcu lisansı demektir.
Gelecek seneler kadrosu için de her sene, 50 kız çocuk hazırlanacak
Yani, 50 x 3.000 = 150.000 kız oyuncu hazırlanacak.
Her okulda minimum 240.000 lisanslı kız basketbolcu olacak.
Aynı oranda, da erkek oyuncu eklersek toplam.
Basketbolcu lisansı 480.000 eder.
Her sene de lisans sayısı 300.000 artacak. ( Lise oyuncuları hariç )
Görüyorsunuz, yöneticilerin göremediklerini… Pes doğrusu…
Şimdi, hep beraber, ABD istatistiklerine, bir daha bakalım.
Ne o… Şaşırdınız mı?
Biz hesabımızı “ 10% okulda spor yapılırsa “ üzerinden yaptık.
30% ile çalışmak, 10 üzerinden 3 almak gibi… Sınıfta kalınır.
Evet, Bizim kapasitemiz bu.
Böyle bir karar ile Spor Akademileri, işsiz üniversiteli üretmezdi…
Kurulacak endüstri (Forma, Eşofman, Çorap Ayakkabı, ve yan sektör, nakliye, ticaret vs,vs… ) de by product.
Kaç işsiz evi neşelenirdi, yüzler gülerdi….
Hakiki Sevap işte budur.
Görüyorsunuz… Ne kadar da kolay esasında… Her şey hazır…
Ama, yapacak irade yok.
Bir gün, bir yönetim bunu gerçekleştirecek.
Birgün, bir Atatürk daha doğacak.
Cavit Altunay kimdir
1930 Orenburg-Rusya doğumlu Cavit Altunay Türkiye’nin en önemli basketbol antrenörlerindendir. 1954-1978 yılları arasında (kısa aralar vermesine rağmen) 24 yıl boyunca Galatasaray, İTÜ, Beyoğluspor ve Beşiktaş kulüplerinde antrenörlük yapmıştır. Ayrıca Genç ve A Milli takımlarımızda da antrenörlük görevinde bulunmuştur.
|