Üye olmak istiyorum Şifremi Unuttum  Kullanıcı Adı: Şifre:
07 Eylül 2010 , Salı21:00 Günün İpucu: Yeni Sezonda Başarılar Dileriz

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

04.01.2008

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği Başkan yardımcısı Ufuk Akyüz, sorularınızı yanıtladı.


Klişe sorumuzla başlayalım. Kendinizden bahseder misiniz?
Amatör olarak basketbol oynadım. Edirne'de hakem kursuna başladım. Rahmetli Çetin Kılıç'ın kursuydu. Oyunculuğum devam ettiği maç yönetemiyordum. Ama beni çok destekleyen Murat Erbaş ve Serdar Yiğitsoy altyapıda maçlar yönettiriyorlardı.Hakemliğe çok meraklı bir arkadaşım ile İstanbul'a maç seyretmeye gelirdik. Oyunculuk yaptığım dönemlerde de Özcan Akkaya, Hulusi Yenal, Melih Erdem gibi hakem abilerle olan iyi ilişkilerimden bir anda hakemliğe merak sardım. Yavuz Akıska'nın yönlendirmesi ve desteği ile Kadir Özçelik ile tanıştım.  Daha sonra hakemlik serüvenim başladı.

Erkin Kırcı: Ben yıllar önce seyrettiğim bir Ülker-GS maçından sonra o maçın hakeminin de yılın hakemi seçilmesinden dolayı hakem olmaktan vazgeçen eski bir oyuncuyum.Acaba Sn. Ufuk Akyüz istifa olayını niye geciktirdi?
Soruyu net anlamamakla beraber acaba son yönettiğim maçı çok mu kötü yönettim diye düşünmeye başladım :) Aslında bir kaç senedir çok mutlu değildim. Gerek yönetimsel bazda gerekse beklentilerimin karşılanmadığı bir ortam olduğu için biraz da gecikmiş de olsam sonuçta bıraktım.Ama bu karar, sadece hakemlik hayatımla ilgili değil iş hayatı ve özel hayatıma daha çok vakit ayırmam gerektiğini düşündüğümden dolayı verilmişti.

Hakemliği bıraktığınıza değdi mi? Manevi olarak soruyoruz. Çünkü gayet iyi bir işiniz var ve maddi bir beklentiniz olmadığı çok açık.
Öncelikli olarak kızıma, aileme ve arkadaşlarıma daha çok vakit ayırıyorum. Tabii ki iyi bir maçı iyi bir şekilde yönetmenin hazzı çok büyük. Ve her iyi yönettiğim maçtan sonra insan daha iyisini yapmak istiyor. Ama bunun bir sonu yok. Şu an hakemlikle ilgili en büyük manevi hazzım, açmış olduğum tek kurstan çıkan öğrencilerimi izlemek ve onların başarılarıyla gurur duymaktır.

Öğrencileriniz de sizin gibi mi düşünüyorlar? Bilginiz var mı? Siz hakemliği bırakınca tepkileri ne oldu?
Bunu onlara sormak lazım. Lakin İzmir'de yaşadığım süre içinde açtığım bu kursta onlarla çok fazla vakit geçirdim. Sadece basketbolu değil, hayat felsefeleri konusunda onlara abilik yapmaya çalışıp bizim gençken yaptığımız hatalara düşmemeleri için elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım. Hakemliğin sadece sahada olmadığını saha dışı davranışlarını, insan ilişkilerini yönetmeyi ve gelecekleriyle ilgili yapacaklarını doğru planlarlarsa bunların hakemlik hayatlarına da pozitif yansıyacağını söyledim.

Songül Yalçın: Ben İstanbul Basketbol Hakemliği görevime başladığım geçen sezon döneminde, sitenize üyelik için başvuruda bulunmuştum fakat bir cevap alamadım.
Ayrıca Derneğin faaliyetleri ve gelişimi konusunda yardımcı olmaya da hazırım.Bu isteğimi Sevgili Cihat Levent'e de söylemiştim. Siz de biliyorsunuz ki bu geçtiğimiz 15 Aralık'ta yapılan yemek gibi organizasyonlar derneğin faaliyetleri arasında bulunmaktadır.Benim uzun yıllar boyu yapığım iş alanlarımdan birisi de organizasyondur. Yalnız ben öncelikle üyeliğimin onaylanması gerektiğini düşünüyorum. Bana bunun için bir yol gösterirseniz bundan sonraki çalışmalarda yanınızda olabilirim.

Dernek yönetmi 2 senede bir değişmekte olduğundan yapılacak genel kurulda çalışmaya gönüllü arkadaşların değerlendirileceğini ve bilgi birikimleriyle katkı sağlayacaklarını düşünüyorum. 6 Ocak'taki genel kurulda çalışmak istediğiniz beyan edebilirsiniz. Başarılar.

Volkan Yüzbaşı: Hakemliği bıraktığınız için samimi cevaplayacağıızı düşünüyorum. Sizce şu anda görevde olan MHK ne kadar bağımsız? Hakem atamalarındaki tutumları ne kadar adil?
Kader birliği yaptığınız arkadaşlarınız size destek oldu mu?

Çok profesyonel yönetildiğini zannetmiyorum. İş hayatıyla kıyaslamak gerekirse, belirli dönemlerde belirli raporlamaların ve eylem planlarının olması ve buna göre hareket edilmesi gerekmektedir. Önümüzdeki yıllardaki aksiyon  planlarınızı buna göre yaparsınız. Günü birlik kararlar alırsanız kısa vadede başarı elde edersiniz. Kişiye bağlı değil, sisteme bağlı çalışmaların daha başarılı olacağını düşünüyorum. Hakemlik müessesesinin de ayrı bir departman gibi gerek pazarlamasının gerek yönetilmesinin gerekliliğine inanıyorum.
Hakem atamalarına gelince, bunun cevabı çok uzun. Ve şu an camiada olan herkesin bunun cevabını bildiğini sanıyorum.

Arkadaş desteği olarak da, tabii ki hepsi aradı. Tabi herkesin farklı beklentileri olduğu için hakemliği bırakmamla ilgili onlardan bir beklentim olmadı, olamaz da.

Hakemlikten beklentiler nedir? Eski bir üst düzey hakem olarak, üst düzey hakemler beklentilerini karşılayabiliyorlar mı?
Bence hiçbir zaman hakemlik tek iş olmamalı. Çünkü şuan Türkiye'de hakemliğin sosyal bir güvencesi yok. Belki genç yaşlarda yoğun olarak yapılan hakemlik iyi bir kazanç kapısı olabilir, ancak bilin ki yıllar çok çabuk geçiyor ve bu sürede herhangi bir güvenceniz yoksa yaptığınız hakemlik bir hoş seda olarak kalabilir. Bu sebepten ben, genç arkadaşlara zor olsa da iş veya okul hayatına ara vermemelerini öneriyorum. Bunun çok canlı örnekleri var; herkes bir Tolga Şahin veya Recep Ankaralı olamayabilir. Şuan Avrupa'da üst düzey hakemlik yapan bu iki arkadaşım da bu seviyelere gelebilmek için profesyonel hayattaki işlerini göz arda etmek zorunda kaldılar.

Mert Can: Hakemliği bırakma kararınızı açıkladığınızda sebeplerini de anlatmıştınız. O zaman açıklamadığınız başka sebepler de var mıydı?
Bu sorunun cevabını önceki sorularda vermiştim. Ama bir sebebi daha var; bilindiği üzere faal hakemlik yapan kişiler bir kulüpte lisanslı basketbol oynayamıyorlar. Ben de iyice elden ayaktan düşmeden 3-4 sene basketbol oynamak için hakemliği bıraktım, denilebilir :))

Hangi kulüpte oynuyorsunuz? Forma numaranız nedir?
Eski arkadaşlarımla beraber oynayacağım kulüpleri tercih ediyorum. Beraber eğleniyoruz, maç öncesi ve maç sonrası vakit geçiriyoruz. Şuan İl Temsilcisi Cihat Levent'in çalışmalarını yaptığı Veteran Lig'in hazırlıkları için kendisi ile fikir alışverişinde bulunuyoruz. İnşallah eski değerleri de bu sayede genç arkadaşlara seyrettirerek bir nostalji yaratacağız. Yıllarca 7 numarayı giydim. Ama özel bir turnuva olduğunda, geçen seneki Business League'de olduğu gibi, forma numaram 23'tür. Majestelerinin hayranıyım.

Hulusi Yenal: Klasmanda maç yönetmek için çok çalıştınız. Bir kalemde nasıl bıraktınız?
Şimdi aslında Hulusi abi bir bakıma haklı.Klasman uygulaması olmadığı yıllarda bazı tecrübeli hakemler hariç diğer hakemlerin ne zaman ne görev alacağı belli değildi. Ben de oyunculuğu bırakıp İstanbul'a dönmüş ve bölgede hakemlik yapmaya başlamıştım. O zaman Özcan ve Hulusi abi bana çok yardımcı oldu. Deplasmanlı liglerde görev almak için o zamanki abilerin önerileri dikkate alınırdı. Rahmetli Afif (Kayalı) abinin çekmecesinden çıkan haftalık tayin listesi sonucunda atamalar belli olurdu. Biz de Murat Biricik'le her hafta özellikle fark olacak kız maçlarında görev beklerdik. Fakat nasılsa, o çekmeceden bir türlü bizim adımız çıkmadı. Bölgede çok iyi maçlar yönetmemize rağmen o sene deplasmanlı liglerde görev alamamıştık. Biz ne zaman kendimizi sordursak, 'Tamam, onların isimleri çekmecedeki kağıtta yazılı' dermiş rahmetli Afif Abi. Fakat sezon bitti, herhalde çekmece kilitli kaldı ki biz o sene gün yüzüne çıkamadık. Ama Murat Biricik 1 maça çıktı. Nasıl çıktığını da O'na sorun:))
Bir kalemde bırakmamın yukarıda da daha önce bahsettiğim gibi bir günde olmadığını, bir iki senede kendimi hazırlayarak verilmiş bir karar olduğunu söyleyebilirim.

Madem bu kadar memnuniyetsizlik var, sizce sistem nasıl olmalı?
Öcelikle 5 ve 10 yıllık aksiyon planları yapılmalı. Kurul yeniden düzenlenmeli, iş planları ve yönergeleri hazırlanmalı. Kulüplerle işbirliği yapaarak bu süreç sonunda 10-15 sene sorunsuz bir şekilde hizmet verecek kapasitede hakem grubu kurulmalı. Yani kulüplere 5 sene 'bu kişilerin gelişimine katkıda bulunacaksınız, yardımcı olacaksınız, eyyam yaratmayacaksınız' ki sağlıklı bir nesil elde edelim demek ve bunun arkasında durmak gerekiyor. Ama hep kısa vadede hesaplar yapıldığı için bunları öngörecek ve kabul edebilecek hem federasyon hem kulüp yöneticileriyle çalışmak lazım. Bu da şu ortamda zor gözüküyor:))

Hakemliğin gelişimyle ilgili Necip Kapanlı'nın çalışmaları vardı? Hiç mi başarılı olmadı?
Evet Necip abinin hakemliği Anadolu'ya yayma çalışmaları vardı. Ama ben çok verimli olduğuna inanmıyorum. Çünkü buldukları iyi hakemleri ellerinde tutamadılar. Küçük illerden gelen yetenekli arkadaşların altyapı eksiklikleri nedeniyle başarıları çok kalıcı olamıyor.Bence bu kişilerin altyapı maçlarının yoğun ve kaliteli geçtiği büyük illerde bir dönem de olsa yaşaması, gerekiyorsa federasyon tarafından iş imkanı sağlanmasıyla kişisel gelişimlerine katkıda bulunulması gerekiyor. Sadece haftada 1 deplasmanlı lig maçı verilerek hakemliği geliştirilemez. Kişilere uzun vadede hakemlik yaptırılması isteniyorsa önlerine bir plan konulmalı. Yoksa sonu hüsran olabilir, bunun bir çok örneği de var. Bu arada Anadolu'ya hakemlik yaymak istenirken büyük illerde de unutulan bir çok yetenekli arkadaşımızın olduğunu düşünüyorum. Bu dönemde bu hakemler de küstürüldü.

Son olarak belki çok olumsuz tablolardan bahsettim. Ama nihayetinde bu da bir iş. Ve insanlar buna mesai harcıyor. Bu sebepten insanlara pembe tablolar çizmeden hareket edilmeli. Çünkü hakemliğim en güzel yanı kurulan dostluklar. Bunun maneviyatı hiçbir şeyle ölçülemez. Benim hiç mi hatam yok? Tabii ki var. Kendi özeleştirimizi yapmayı bilmeliyiz.

Herkese selamlar

 

Robert Traylor: Gelirken Korkmuştum

Hurşit Baytok: Diyalog kurabilmek çok önemli!

Barbaros Akkaş:Oyuncunun Saygısını Kazanmalısınız

İbrahim Kutluay: Önce Eğitim

Cavit Altunay Yazdı!

Ufuk Akyüz: En güzel yanı dostluklar

Cavit Altunay: Amerika basketbolu nerede

Korhan Demirkol: Birbirinizi çok iyi denetliyorsunuz

Cihat Levent: Tek eksik anlayış

Emin Moğulkoç: Hakemlik=Tecrübe

Tamer Oyguç: Hakem korunmalı

Ufuk Sarıca: Altyapıda 2 kez cevap vermediniz

Murat Murathanoğlu: Oyuncu da hakemi tanımalı

Gökmen Ertan: Sadece görevinizi yapmanızı bekliyorum

Mehmet Okur: Amerika'da çıta yüksek

Burçin Badem: Hakemler bana travma yaşattı

Murat Biricik: Çok gözlem, yapabildiğinin en iyisini yapmak

Mithat Özciğer: Daha az hatayla nasıl maç yönetirimi düşünmek gerek

Deniz Kıyak: Kendine yatırım geleceğe katkıdır

Yıldırım Öztürk: En önemlisi sahadaki duruşu

Ömer Akan: Hakemle ne kazandım ne de kaybettim

Menderes Gümüşdal: Mutlaka bir idolu olacak

İsmail Uyanık: Sessiz çoğunluğun vicdanı olun

Tamer Acar: Bence de torpil yok!

Serdar Apaydın: Sokaktan gelen adam hakem olamaz

Savaş Gökbayrak: Bazen art niyet arıyorum

Ünal Tanyıldızı: Hakem görmeden de çalabilmeli

Recep Ankaralı: Kimseye torpil yok

Fikret Cigal: Hep bir üstü hedeflemeli

Hüseyin İlteriş Öztürk: İşimi yükselmek için kullanmadım

Aziz Alemdar: Emeğinizi vermeliler

Behçet Serim: Eski disiplin yok

Bora Sancar: Hakem kararlılığını vücut diline yansıtabilmeli

Meriç Tunca: Turgay Demirel'den fazla katkım oldu

Memduh Öget: Hakem olmak yürek ister

Murat Akar: NBA hakemliği kusursuz

Engin Özerhun: Hakem profesyonel olmalı

Galip Atabek: Neden MHK? (2)

Galip Atabek: Eğitime kadro şart (1)

Yavuz Kuruçay: Hakemlik Türkiye'de yapılacak iş değil

Gökhan Keskin: O bünyede kalabiliyorsanız başarılısınız

Hulusi Yenal: Teşekkür beklerdim

Osman Aydın: Saha içinde de saha dışında da adil olmalı

Harun Erdenay: Tüm maç boyunca yüzde yüz konsantrasyon

Erdinç Elmastaş: Hakem de sanatçıdır

Dee Brown: Kritik anda oyunu okuyabilmelisiniz

Bülent Bayraktar: Profesyonel destek şart

Dalmau: Hakemlerle ilgilenmiyorum

Nevriye Yılmaz: En iyi hakem maçtan sonra hatırlanmayandır

Sabahattin Merdan: İstanbul'da birlik ve beraberlik olmalı

Kadir Özçelik: Hakemliğin % 50'sinden fazlasını sosyal yönler oluşturur

Serdar Gürel: Hakemlere hak verdim

Aziz Akkaya: FIBA hakemlerinin düdükleri çok kötü

Zafer Kalaycıoğlu: Federasyon daha fazla gayret etmeli

Önder Bingöl: Güleryüzlü ve vücut dili iyi olan...

Murat Didin: Hakemler yakışıklı ve güzel olsun

Devrim Kıvanç: Hakemlere Mevlana sabrı diliyorum

Cem Çağal: Eski hakemlerden android olan vardı

Kerem Tunçeri: Hakemler diyalog kurmalı

Necip Kapanlı: Adam olmak ve yetenekli olmak

Oktay Mahmudi: Sahada başrol oyuncusu hakem değil

Tolga Şahin: Kendine yatırım şart

Murat Kosova: Hakem otoriter olmalı

Necati Güler: Her tecrübeli hakeme güvenmiyoruz

İsmet Badem: Hakeme yumurta attırdım

Mihriban Oğuz: Menajerlik doğam

Yasemin Horasan: Asık suratımı artık görmeyeceksiniz :))

Charlie: En sevdiğim kurum MHK

Aydın Örs: Hakemlerimiz çok başarılı

Fatih Dalay: Hayırlı olsun

İstanbul Basketbol Hakemleri Derneği 2007 Ziyaretçi Sayısı: 690907